Son Durum: TBMM’ye Sunulmuş Resmî Bir Teklif Metni Yok. Adalet Bakanlığı Açıklamalarına Dayalı Hazırlık Süreci Devam Ediyor Son Güncelleme: 31 Ağustos 2026
12. Yargı Paketi’nin (7589 sayılı Kanun) 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesinin ardından kamuoyunun gözü, sırada bekleyen düzenlemeye çevrildi: 13. Yargı Paketi. Ancak bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla, 13. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulmuş herhangi bir teklif metni bulunmamaktadır. Elimizdeki tek kaynak, Adalet Bakanı Akın Gürlek’in Şubat, Haziran ve 8 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamalardır.
Bu yazıda, sosyal medyada dolaşan spekülasyonlardan arındırılmış, yalnızca resmî açıklamalara dayanan bir değerlendirme bulacaksınız. Kesin madde metinleri ortaya çıkana kadar hiçbir bilgiyi “kesinleşmiş” gibi sunmuyoruz.
Karıştırılmaması gereken önemli nokta: 15-18 yaş grubundaki çocukların ağır suçlarda daha ağır cezalandırılması ve müebbet hapis cezası alabilmesi, 13. Yargı Paketi’nin bir parçası olarak beklenen bir düzenleme değildir: bu reform, ayrı bir kanun teklifi (Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) olarak 14 Temmuz 2026’da TBMM’ye sunulmuş ve 9 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek zaten yasalaşmıştır. Bu konudaki tüm ayrıntıları suça sürüklenen çocuk yasası hakkındaki kapsamlı rehberimizde bulabilirsiniz. Bazı kaynaklarda bu reformun hâlâ 13. Yargı Paketi kapsamında “beklenen” bir madde olarak sunulduğu görülüyor; bu, güncelliğini yitirmiş bir bilgidir.
| Aşama | Durum |
|---|---|
| Bakanlık Açıklamaları | ✅ Şubat, Haziran ve 8 Ağustos 2026’da yapıldı |
| Taslak Metin Hazırlığı | 🔶 Sürüyor (resmî teklif metni henüz yok) |
| TBMM’ye Sunulma | 📌 Bekleniyor (en erken 2026 sonbaharı) |
| Adalet Komisyonu | 📌 Bekleniyor |
| Genel Kurul | 📌 Bekleniyor |

13. Yargı Paketi Nedir?
Yargı paketleri, Türk Ceza Kanunu (TCK), Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun gibi birden fazla temel kanunu aynı anda değiştiren torba düzenlemelerdir. 13. Yargı Paketi, bu reform zincirinin bir sonraki halkası olarak Adalet Bakanlığı bünyesinde hazırlık çalışmaları yürütülen düzenlemeyi ifade etmektedir.
12. Yargı Paketi ağırlıklı olarak yargılamaların hızlandırılmasına, usul hükümlerine ve hukuk davalarındaki yapısal değişikliklere odaklanmış; infaz sistemine ilişkin köklü değişiklikler bilinçli olarak bu pakete dahil edilmemiştir. Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları, infaz başlığının 13. Yargı Paketi ile ele alınacağına işaret etmektedir.
Önemli uyarı: 22 Ağustos 2026 itibarıyla 13. Yargı Paketi’nin resmî bir madde metni yoktur. Bu sayfadaki tüm değerlendirmeler, Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna yansıyan açıklamalarına ve önceki yargı paketlerinin izlediği yasama pratiğine dayanmaktadır. Sosyal medyada dolaşan madde listeleri resmî bir kaynağa dayanmamaktadır.
Gelişme Takvimi

Beklenen Düzenlemeler: Üç Ana Eksen
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in 8 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamaya göre paket, yaklaşık 24 madde ve üç ana eksen üzerine kurulacaktır:
- Yargı süreçlerinin hızlandırılması: 12. Yargı Paketi ile getirilen duruşma aralarına üst sınır gibi düzenlemelerin devamı niteliğinde usul hükümleri beklenmektedir.
- Yargı hizmetlerinin güçlendirilmesi: adalet teşkilatının işleyişine ve vatandaşın adalete erişimine ilişkin kurumsal düzenlemeler.
- İnfaz konusunda yeni adımlar: kamuoyunun en yoğun beklenti içinde olduğu başlık. Kapsamı henüz açıklanmamıştır; konunun sonbahar aylarında ayrıca gündeme gelebileceği belirtilmektedir.
İnfaz Düzenlemesi Ne Getirecek? Beklenen Yön Kritik

Kamuoyunda yaygın olan beklenti “infaz indirimi” veya “erken tahliye” yönündedir. Ancak resmî açıklamaların işaret ettiği yön tam tersidir.
Adalet Bakanı Gürlek, kasten öldürme, uyuşturucu ticareti ve cinsel suçlar gibi ağır suçlarda infaz sisteminin sıkılaştırılacağını açıklamıştır. Bu, söz konusu suç gruplarında koşullu salıverilme oranlarının yükseltilmesi: yani hükümlünün denetimli serbestlik ve cezaevinde geçireceği sürenin uzaması anlamına gelir. Açıklamanın gerekçesi, verilen ceza ile fiilen cezaevinde geçirilen süre arasındaki farkın yarattığı “cezasızlık algısı” ile mücadele olarak sunulmaktadır.
Toplu bir infaz indirimi, genel tahliye dalgası veya erken salıverilme yönünde hiçbir resmî açıklama bulunmamaktadır.
Mevcut İnfaz Sistemi Nasıl İşliyor?
- Yargı Paketi’nin neyi değiştireceğini anlamak için önce yürürlükteki sistemi bilmek gerekir. İnfaz rejimi, 5275 sayılı Kanun ile düzenlenir: hükümlü, cezasının kanunda öngörülen oranını iyi halli olarak infaz ettiğinde koşullu salıverilmeden yararlanır; koşullu salıverilme tarihinden geriye doğru işleyen denetimli serbestlik süresi ise cezanın son kısmının cezaevi dışında geçirilmesine imkân tanır.
Mevcut (yürürlükteki) koşullu salıverilme oranları suç grubuna göre şöyledir:
| Suç Grubu | Koşullu Salıverilme Oranı |
|---|---|
| Adi suçlar (genel kural) | 1/2 |
| Kasten öldürme, ağır yaralama, işkence, cinsel saldırı, örgütlü suçlar | 2/3 |
| Nitelikli cinsel suçlar, uyuşturucu ticareti, terör suçları | 3/4 |
| 1. kez mükerrir | en az 2/3 |
| 2. kez mükerrir | 3/4 (süreli hapis cezalarında; 4 Haziran 2025’te yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun ile önceki “koşullu salıverilme hakkı yok” kuralı kaldırılmıştır) |
- Yargı Paketi’nin sıkılaştırma yönü tam olarak bu tabloyu hedefliyor: özellikle 2/3 ve 3/4’lük istisna kategorilerindeki oranların daha da yükseltilmesi bekleniyor. Kendi dosyanız için güncel oranlarla tam hesaplama yapmak isterseniz aşağıdaki araçtan yararlanabilirsiniz.
13. Yargı Paketi ile Genel Af Gelir mi?
Kesin cevap: Hayır.
Resmî açıklamalarda genel af veya toplu tahliye yönünde hiçbir ifade yer almamaktadır. Üstelik bu, sadece bir açıklama meselesi değil, anayasal bir zorunluluktur:
Anayasa Madde 87: “Türkiye Büyük Millet Meclisinin görev ve yetkileri; … Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunun kararı ile genel ve özel af ilanına karar vermek … tir.”
Yani TBMM’nin görevlerinden biri af ilan etmektir, ama bu karar sıradan bir çoğunlukla değil, üye tamsayısının 5’te 3’ü (360 milletvekili) ile alınabilir. 13. Yargı Paketi gibi olağan çoğunlukla yasalaşan bir torba kanunla af ilan edilmesi anayasal olarak mümkün değildir.
Ayrıca karıştırılmaması gereken bir başka düzenleme var: 8 Ağustos 2026’da Adalet Komisyonu’nda kabul edilen, PKK/KCK bağlantılı suçlarda şarta bağlı erteleme öngören Terörsüz Türkiye Yasası, 13. Yargı Paketi’nden tamamen ayrı, kendi çerçevesi olan bir düzenlemedir ve genel infaz sistemine dokunmamaktadır.
13. Yargı Paketi’nde Boşanma ve Nafaka Düzenlemesi Var mı?
Evet, ayrı bir gelişme hattında ilerliyor. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 27 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada nafaka modelinin çerçevesini ilk kez doğrudan ortaya koydu: sabit bir süre formülü yerine, hâkime nafakayı sınırlandırma ya da gerekirse yine süresiz bağlama konusunda geniş takdir yetkisi tanınacak.
Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı üç eksende (yargılama hızlandırma, yargı hizmetleri, infaz) nafaka veya boşanmaya doğrudan bir atıf bulunmuyor. Ayrı bir gelişme hattının kaynağı Anayasa Mahkemesi: 4 Haziran 2026’da süresiz yoksulluk nafakasının dayanağı olan hükmü iptal etti ve bu iptalin yürürlüğünü 9 ay erteledi. Bu süre içinde TBMM’nin konuyla ilgili yeni bir düzenleme yapması gerekiyor.
Gürlek, bu boşluğu doldurmak üzere hazırlanan modeli şöyle özetledi: hâkim, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusur oranını ve evliliğin somut koşullarını değerlendirerek nafakayı sınırlandırabilecek; ancak gerekli gördüğü durumlarda yine süresiz nafakaya hükmedebilecek. Yani süresiz nafaka olasılığı tamamen ortadan kalkmıyor, istisna hâline geliyor.
Bakanın bu açıklamasından önce, birden fazla bağımsız haber kaynağında farklı bir çerçeve de aktarılmıştı: süresiz nafaka kaldırılıp yerine sabit bir süre formülü getirilmesi (kısa evliliklerde dahi en az 5 yıl, daha uzun evliliklerde evlilik süresinin yarısı kadar nafaka gibi). Bu iki çerçevenin nasıl örtüşeceği, resmî teklif metni TBMM’ye sunulduğunda netleşecek.
AYM kararının tam ayrıntıları, geçmiş içtihadı, beklenen yeni nafaka modeli ve mevcut nafaka kararlarının durumu hakkında süresiz nafaka rehberimize bakabilirsiniz.
Lehe/Aleyhe Kanun İlkesi: Değişiklik Kime Nasıl Uygulanacak?
- Yargı Paketi yasalaştığında, mevcut ceza dosyalarına etkisi tek bir genel ilkeyle değil, iki farklı kuralla belirlenecektir. Bu ayrımı karıştırmamak önemlidir.
Ceza miktarını değiştiren hükümler (TCK m.7/2)
TCK Madde 7/2: “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.”
TCK’da ceza miktarını veya suç tanımını doğrudan değiştiren bir hüküm yasalaşırsa, failin lehine olan kural uygulanır. Bu hem derdest (devam eden) dosyaları hem de kesinleşmiş hükümleri (uyarlama yargılaması yoluyla) kapsar.
İnfaz kurallarına (koşullu salıverilme oranı gibi) ilişkin hükümler (TCK m.7/3)
Ama beklenen düzenlemenin büyük kısmı (koşullu salıverilme oranlarının değişmesi) doğrudan ceza miktarını değil, infaz rejimini ilgilendiriyor. Burada kural farklı işler:
TCK m.7’nin üçüncü fıkrası, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağını öngörmekle birlikte, hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrüre ilişkin hükümleri bu genel kuralın dışında tutmuştur.
Yani koşullu salıverilme oranlarını ağırlaştıran bir değişiklik, kural olarak yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanamaz. Bu nedenle suç tarihi, dosyanın kaderini belirleyen en kritik veri olacaktır.
Somut emsal: 7242 sayılı Kanun (2020)
Bu ilkenin nasıl işlediğine dair yakın tarihli, somut bir örnek var, ancak burada iki farklı düzenlemeyi ayırt etmek gerekir. 7242 sayılı Kanun‘un 48. maddesi, 5275 sayılı Kanun’un 107. maddesindeki koşullu salıverilme oranlarını kalıcı olarak indirmiştir (107/2’deki “üçte ikisini” ibaresi “yarısını”, 107/4’teki “dörtte üçünü” ibaresi “üçte ikisini” olarak değiştirilmiştir); bu, lehe bir değişiklik olduğu için suç tarihine bakılmaksızın geniş uygulama alanı bulmuştur.
Tarihe bağlı olan kısım farklı bir parametredir: denetimli serbestlik süresi. Aynı kanunun 52. maddesiyle değiştirilen 5275 sayılı Kanun’un geçici 6. maddesi, 30 Mart 2020’den önce işlenen suçlarda 105/A maddesinin birinci fıkrasındaki 1 yıllık denetimli serbestlik süresini 3 yıla çıkarmış; bu tarihten sonra işlenen suçlarda ise genel 1 yıllık süre uygulanmaya devam etmiştir.
13. Yargı Paketi’nde infaz oranlarını ağırlaştıracak bir değişiklik olması hâlinde ise tam tersi bir mantık işleyecektir: TCK m.7/3 gereği aleyhe oran değişiklikleri yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanamayacağı için, tarih ölçütü muhtemelen koşullu salıverilme oranının kendisinde devreye girecektir. Ama kesin tarih, kanunun kendi geçiş hükümlerine bağlı olacaktır.
13. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?
Resmî bir takvim açıklanmamıştır. Ama yasama takviminin işleyişi makul bir öngörü kurmaya imkân veriyor:
- TBMM 20 Temmuz 2026 itibarıyla adli tatile girmiştir.
- Yeni yasama yılı 1 Ekim 2026‘da başlayacaktır.
- Bu nedenle taslağın en erken 2026 sonbaharında TBMM’ye sunulması bekleniyor.
12. Yargı Paketi ile karşılaştırma:
| Aşama | 12. Yargı Paketi | 13. Yargı Paketi |
|---|---|---|
| TBMM’ye sunulma | 22 Haziran 2026 | Bekleniyor (en erken sonbahar) |
| Genel Kurul kabulü | 16 Temmuz 2026 | Bekleniyor |
| Sunumdan yasalaşmaya süre | Yaklaşık 5 hafta | Bilinmiyor |
| Odak alanı | Yargılama hızı, usul hükümleri | İnfaz, yargı hızı, kurumsal güçlendirme |
Benzer bir seyir izlenmesi hâlinde, sonbaharda sunulacak bir teklifin yıl sonuna kadar yasalaşması ihtimal dahilindedir. Bu bir öngörüdür, garanti değildir.
Kimleri Etkileyebilir?
- Ağır suçlardan hükümlü olanlar: kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi katalog suçlar kapsamındaki hükümlüler, oranların artırılması hâlinde suç tarihine ve yürürlük tarihine göre farklı rejimlere tabi olabilir.
- Derdest dosyası bulunan sanıklar: ceza normlarındaki değişiklikler (TCK m.7/2 kapsamında) lehe kanun değerlendirmesini gündeme getirebilir.
- Yargılama süreci uzayan taraflar: beklenen usul düzenlemeleri, hem ceza hem hukuk yargılamalarında süreleri kısaltabilir.
- Tahliye tarihi yaklaşan hükümlüler: aleyhe oran değişikliklerinin kural olarak yürürlükten önce işlenen suçlara uygulanamaması nedeniyle mevcut infaz beklentisi korunur; ancak her dosya kendi suç tarihine göre incelenmelidir.
- Uygulayıcılar: hâkim, savcı ve ağır ceza avukatları bakımından usul ve infaz pratiklerinde değişiklik gündeme gelecektir.
Doğru Bilinen Yanlışlar
“13. Yargı Paketi ile herkese infaz indirimi gelecek” Yanlış. Resmî açıklamaların yönü indirime değil, ağır suçlarda infazın sıkılaştırılmasına işaret etmektedir.
”Paket yasalaştı, Resmî Gazete bekleniyor” Yanlış. 31 Ağustos 2026 itibarıyla 13. Yargı Paketi’nin TBMM’ye sunulmuş bir metni dahi yoktur. Yasalaşan paket, 12. Yargı Paketi’dir.
“15-18 yaş grubu çocuklara yönelik sertleşme 13. Yargı Paketi’nde” Güncelliğini yitirmiş bir bilgi. Bu düzenleme, ayrı bir kanun teklifiyle 9 Ağustos 2026’da zaten yasalaştı.
“Yeni oranlar cezaevindeki herkese uygulanacak” Eksik ve yanıltıcı. Aleyhe infaz değişiklikleri kural olarak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlara uygulanır (TCK m.7/3, 7242 sayılı Kanun emsali).
“Sosyal medyadaki madde listesi taslak metindir” Yanlış. Dolaşımdaki listelerin hiçbiri Adalet Bakanlığı veya TBMM kaynaklı değildir. Resmî metin, ancak TBMM’ye sunulduğu gün kanun teklifi numarasıyla yayımlanır.
Süreç Netleşene Kadar Yapılması Gerekenler
- Mevcut infaz hesabınızı netleştirin: suç tarihi, kesinleşme tarihi, mahsup süreleri ve iyi hal durumunu içeren güncel bir infaz durum tablosu çıkarın.
- Suç tarihinizi belgeleyin: infaz oranı değişikliklerinde uygulanacak rejimi belirleyen ölçüt çoğu zaman suçun işlendiği tarihtir.
- Derdest dosyalarda strateji belirleyin: olası TCK değişikliklerinin lehe kanun ilkesi kapsamında dosyanıza etkisini avukatınızla şimdiden değerlendirin.
- Resmî olmayan kaynaklara itibar etmeyin: tahliye planlamasını yalnızca yürürlükteki mevzuata göre yapın.
- Süreci resmî kaynaklardan takip edin: TBMM’ye sunulacak teklif metni ve komisyon raporları, paketin gerçek içeriğini gösterecek tek güvenilir kaynaktır.
Uyarlama Yargılaması Dilekçe Örneği
Bu belge şu an kullanılamaz. 13. Yargı Paketi henüz yasalaşmadığı için aşağıdaki şablon bugün itibarıyla hiçbir hukuki geçerliliğe sahip değildir. Şablon, yalnızca kanun yasalaştığında ve size lehe bir hüküm getirdiğinde nasıl bir talepte bulunabileceğinizi önceden görebilmeniz için, TCK m.7/2 uyarlama yargılaması usulüne göre hazırlanmıştır. Kanun yasalaştığında madde numaraları ve gerekçe kısmının bir avukat tarafından güncellenmesi gerekir.
- Mahkeme adı: Dosyanızın bulunduğu ağır ceza mahkemesinin tam adı; mahkeme kararınızın veya cezaevi belgelerinizin üst kısmında yazar.
- Dosya no: Esas veya infaz numaranız; mahkeme kararında ya da cezaevi/infaz dosyanızda bulunur.
- Hükümlü bilgileri: Ad, soyad ve T.C. kimlik numaranız.
- Müdafi: Avukatınız varsa adını yazın; yoksa bu satırı boş bırakabilirsiniz.
- 1. madde (mahkeme kararı bilgileri): Sizi mahkûm eden mahkemenin adı, karar tarihi ve esas/karar numarası, hükmedilen suç ve ceza, kararın kesinleşme tarihi. Bu bilgiler elinizdeki gerekçeli karardan alınır.
- 2. madde (kanun değişikliği bilgisi): Yeni kanunun yürürlük tarihi, kanun numarası ve değişikliğin özeti. Bu kısmı, kanun gerçekten yürürlüğe girdikten sonra doldurabilirsiniz; şu an için boş bırakın.
- 3. madde (lehe olma gerekçesi): Yeni düzenlemenin sizin dosyanıza somut olarak nasıl lehe sonuç doğurduğunu (örneğin ceza aralığının düşmesi) kısaca açıklayın. Bu kısım, dosyanıza özgü olduğundan bir avukatla birlikte doldurulması önerilir.
Sık Sorulan Sorular
13. Yargı Paketi ne zaman çıkacak?
Resmî bir tarih açıklanmamıştır. TBMM’nin yeni yasama yılı 1 Ekim 2026’da başlayacağından, taslağın en erken 2026 sonbaharında Meclis’e sunulması bekleniyor.
13. Yargı Paketi kaç madde olacak?
Adalet Bakanı Gürlek’in 8 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamaya göre paket yaklaşık 24 maddelik bir düzenleme olarak hazırlanmaktadır; kesin madde sayısı, teklif TBMM’ye sunulduğunda netleşecektir.
13. Yargı Paketi’nde genel af var mı?
Hayır. Resmî açıklamalarda bu yönde hiçbir ifade yoktur. Ayrıca genel af, Anayasa’nın 87. maddesi uyarınca TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunu gerektiren ayrı bir karar konusudur; olağan bir yargı paketi maddesiyle çıkarılamaz.
İnfaz oranları düşecek mi, artacak mı?
Resmî açıklamaların yönü artış yönündedir: kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi ağır suçlarda koşullu salıverilme oranlarının yükseltilmesi, yani cezaevinde geçirilen sürenin uzaması hedeflenmektedir.
Yeni infaz oranları hâlihazırda cezaevinde olanlara da uygulanır mı?
Aleyhe infaz değişiklikleri kural olarak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlara uygulanır (TCK m.7/3). 7242 sayılı Kanun’da da ağırlaştırılan kurallar yalnızca 30 Mart 2020 sonrasında işlenen suçlar için geçerli kılınmıştır.
12. Yargı Paketi’nde infaz düzenlemesi var mıydı?
Hayır. 16 Temmuz 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 12. Yargı Paketi, infaz indirimi, af veya denetimli serbestlik genişlemesi içermeden yasalaştı; ağırlık merkezi yargılamaların hızlandırılması ve hukuk davalarındaki yapısal değişikliklerdi. Ayrıntılar için 12. Yargı Paketi rehberimize bakabilirsiniz.
13. Yargı Paketi’nde boşanma ve nafaka düzenlemesi var mı?
Evet. Adalet Bakanı Akın Gürlek, 27 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamayla modelin çerçevesini ilk kez doğrudan ortaya koydu: hâkim, tarafların durumuna göre nafakayı sınırlandırabilecek, ama gerekli gördüğünde yine süresiz nafakaya hükmedebilecek. Adalet Bakanlığı’nın resmî üç ekseninde doğrudan bir atıf yok, ayrı bir gelişme hattı olarak ilerliyor. Basına yansıyan bazı haberlerde ayrıca 5 yıllık taban süre ve evlilik süresinin yarısı gibi sabit rakamlar da aktarılmıştı; bu detayların bakanın açıklamasıyla nasıl örtüşeceği, resmî teklif metni yayımlanana kadar kesinleşmiş değildir.
13. Yargı Paketi ile suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenleme geliyor mu?
Hayır, bu artık 13. Yargı Paketi’nin konusu değil. 15-18 yaş grubuna yönelik ceza ve infaz rejimi ağırlaştırması, ayrı bir kanun teklifiyle 9 Ağustos 2026’da zaten yasalaştı.
Derdest ceza dosyam var, şimdi ne yapmalıyım?
Paket yasalaşmadan dosyanız üzerinde doğrudan bir etki doğmaz. Bu aşamada yapılması gereken; suç tarihi ve mevcut infaz hesabınızı netleştirmek, olası değişikliklerin dosyanıza etkisini avukatınızla değerlendirmek ve resmî olmayan kaynaklardaki söylentilere göre beklenti oluşturmamaktır.
DCA Hukuk & Danışmanlık, Av. Duhan Can Aksoy tarafından Adalet Bakanlığı’nın kamuoyuna yansıyan resmî açıklamaları ve önceki yargı paketlerinin yasama sürecine dayanılarak hazırlanmıştır. Bu sayfa, resmî bir teklif metni ortaya çıktığında veya yeni bir açıklama yapıldığında güncellenecektir. Somut dosyanız için avukata danışın. Son güncelleme: 31 Ağustos 2026.
