Son Durum (26 Ekim 2026): Anayasa Mahkemesinin süresiz nafaka ile ilgili kararı Resmî Gazete‘de yayımlandı. Yeni kanunun ilk taslağı ise 26 Ekim’de yeniden çalışılmaya alındı; ayrıntılar aşağıdaki takip kutusunda.
Süresiz nafaka bugün itibarıyla kalkmadı. Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu m.175’teki “süresiz olarak” ibaresini iptal etti (E.2025/156, K.2026/131). Karar 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı. İptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural uygulanır. Yoksulluk nafakası kaldırılmadı; kaldırılan, nafakanın her durumda otomatik olarak ömür boyu bağlanmasıdır. Mevcut nafakalar kendiliğinden sona ermez. Çocuk için ödenen iştirak nafakası bu karardan etkilenmez. Yeni kanun için TBMM’ye sunulmuş bir teklif yok; basına yansıyan bilgilere göre 16 Ekim’de ortaya çıkan ilk taslak 26 Ekim’de yeniden çalışılmaya alındı.
📍 Son Durum Takibi (bu kutu her gelişmede güncellenir)
- 4 Haziran 2026: AYM Genel Kurulu “süresiz olarak” ibaresini oyçokluğuyla iptal etti.
- 30 Eylül 2026: Gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayımlandı. Dokuz aylık süre bu tarihte başladı. ✅
- 1 Ekim 2026: TBMM yeni yasama yılına başladı. Nafaka düzenlemesinin 13. Yargı Paketi içinde gelmesi bekleniyor.
- 16 Ekim 2026: İlk taslağın ayrıntıları basına yansıdı: süre en az 3 yıl ve kural olarak evlenmeden boşanma davasına kadar geçen sürenin yarısı; kesinleşmiş nafakalar için 1 yıllık geçiş.
- 26 Ekim 2026: Basına yansıyan bilgilere göre taslak Cumhurbaşkanından onay almadı ve yeniden çalışılıyor. Eşlerin geliri ve imkânları denkse süresiz nafakanın kaldırılması, denk değilse kararın hâkime bırakılması gibi seçenekler konuşuluyor.
- Kanun teklifi: 26 Ekim 2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmuş resmî bir teklif yok. ⏳
- 30 Haziran 2027: İptal hükmü yürürlüğe girecek. TBMM’nin yeni düzenlemeyi bu tarihe kadar yapması gerekiyor.
Bir Bakışta: Ne Değişti, Ne Değişmedi?

| Konu | Bugün (26 Ekim 2026) | 30 Haziran 2027’den sonra |
|---|---|---|
| Yoksulluk nafakası kurumu | Devam ediyor | Devam edecek (kaldırılmadı) |
| “Süresiz olarak” ibaresi | Yürürlükte | Metinden düşecek |
| Yeni boşanmalarda nafakanın süresi | Uygulamada süresiz | Yeni kanuna göre; kural olarak süreli, istisnaen uzun süreli veya ömür boyu |
| Kesinleşmiş süresiz nafakalar | Aynen devam | Kendiliğinden bitmez; geçiş hükmünü TBMM belirleyecek |
| Nafakayı tek taraflı kesmek | Hukuka aykırı; icra ve tazyik hapsi riski | Mahkeme kararı veya kanun hükmü olmadan yine hukuka aykırı |
| İştirak (çocuk), tedbir, yardım nafakası | Etkilenmez | Etkilenmez |
1. Anayasa Mahkemesi Kararının Künyesi (E.2025/156, K.2026/131)
| Esas / Karar | E.2025/156, K.2026/131 |
|---|---|
| Karar tarihi | 4 Haziran 2026 |
| Resmî Gazete | 30 Eylül 2026, Sayı 33386 |
| Başvuru yolu | Somut norm denetimi (itiraz yolu) |
| Başvuran mahkeme | Antalya 12. Aile Mahkemesi (görülmekte olan bir boşanma davası) |
| İptal edilen | 4721 sayılı TMK m.175/1’deki “…süresiz olarak…” ibaresi |
| Başvuranın dayandığı maddeler | Anayasa m.2, 10, 20, 35 ve 41 |
| AYM’nin iptal dayanağı | Anayasa m.2 (hukuk devleti, belirlilik), m.5 ve m.17 (devletin pozitif yükümlülüğü, maddi ve manevi varlığın korunması) |
| Diğer maddeler | m.20 ve m.41 yönünden ayrıca inceleme yapılmadı; kuralın m.10 ve m.35 (mülkiyet hakkı) ile ilgisi görülmedi |
| İptal oyu | Oyçokluğu; karşıoy: Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş, Kenan Yaşar |
| Farklı gerekçe | Yıldız Seferinoğlu |
| Yürürlük | Yayımdan dokuz ay sonra, yani 30 Haziran 2027 (oybirliği) |
| İlk inceleme / Raportör | 10 Temmuz 2025, oybirliğiyle esasa geçildi / Elif Çelikdemir Ankıtcı |

2. AYM Tam Olarak Ne Dedi? Gerekçenin Özü
Kararın önceden duyulmamış yönü şu: AYM, sorunu kanun metninden çok metnin uygulamada okunma biçiminde görmüş. Gerekçe beş adımda şöyle özetlenebilir (paragraf numaraları karar metnine aittir):
a) Kanun süresiz nafakayı zorunlu kılmıyordu, uygulama öyle okudu (parag. 19, 29)
Mahkemeye göre m.175’in lafzı süresiz nafakaya imkân tanıyor. Ancak “her durumda süresiz nafakaya hükmedilmesini zorunlu kılan açık bir düzenleme” içermiyor. Buna karşılık yerleşik yargısal uygulama kuralı emredici saydı. Uygulamada hâkime süre konusunda takdir yetkisi tanınmadı. Nafakanın belirli bir süreyle sınırlandırılması kanuna açıkça aykırı kabul edildi. AYM bu yaklaşıma örnek olarak Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 12.12.2017 tarihli, E.2016/8859, K.2017/14407 sayılı kararını gösteriyor. Mahkemeye göre bu durumda kuralın “herhangi bir tereddüde yer vermeyecek ölçüde açık ve belirli” olduğu söylenemez. Hukuk devletinin belirlilik ilkesi de bu nedenle zedeleniyor.
b) Nafaka borçlusunun da korunması gereken bir hayatı var (parag. 23-27)
Kural, nafaka alacaklısının maddi ve manevi varlığını koruyor. Aynı kural, nafaka borçlusunun maddi ve manevi varlığı üzerinde de “doğrudan bir etki” doğuruyor. Kanuna göre boşanmada hiç kusuru olmayan eş bile ömür boyu nafaka ödemekle yükümlü tutulabiliyor. Bu yükümlülük ancak yeniden evlenme, fiilen evli gibi yaşama, yoksulluğun kalkması, haysiyetsiz hayat veya ölüm gibi hâllerde sona eriyor.
c) Asıl kusur: Hiçbir ölçüt olmadan kategorik süresizlik (parag. 30)
Ağır kusuru olmayan eşe, evlilikten doğan dayanışma yükümlülüğü çerçevesinde bir süre parasal katkı beklenebilir. AYM bunu meşru buluyor. Sorunlu gördüğü, bu yükümlülüğün “hiçbir ölçüt belirlenmeksizin kategorik olarak süresiz” öngörülmesi. Mahkemeye göre bu durum kusurlu olması bile gerekmeyen borçlu için ağır bir külfet oluşturuyor. Ruhsal, ekonomik ve sosyal bütünlüğünü de olumsuz etkiliyor. Böylece devletin çatışan haklar arasında kurması gereken makul denge ortadan kalkıyor.
d) AYM kanun koyucuya yol haritası çizdi (parag. 31): Kararın en önemli paragrafı
- Yoksulluk nafakası kural olarak durumun gerektirdiği ölçüde belirli bir süreyle sınırlandırılabilmeli.
- Bazı durumlarda, öngörülecek koşullar varsa, süre alacaklı lehine uzatılabilmeli ve gerekirse yaşam boyu nafakaya hükmedilebilmeli.
- Hâkim süreyi somut olaya göre belirleyebilmeli ve şu unsurları gözetmeli: evliliğin süresi, alacaklı eşin yaşı, eğitim ve sağlık durumu, ekonomik ihtiyaçlarını kendi imkânlarıyla karşılayabilme kapasitesi.
- Bu takdir yetkisi için belirli ve öngörülebilir bir çerçeve kurulmalı.
- Süresiz nafakayı gerektiren hâllere ilişkin kriterlerin kanunda açık ve net biçimde yer alması kaçınılmaz.
e) Sonuç: m.2, m.5 ve m.17’ye aykırılık (parag. 32-33)
Mahkemeye göre yoksulluğa düşen tarafa “her koşulda” süresiz nafaka isteme imkânı tanınması, devletin kişinin maddi ve manevi varlığını koruma yükümlülüğüyle bağdaşmıyor. Kural bu nedenle Anayasa’nın 2., 5. ve 17. maddelerine aykırı bulundu.
Dikkat: “Mülkiyet hakkı” iddiası yanlış çıktı. Karar yayımlanmadan önce birçok kaynakta (bu sayfanın önceki sürümü dahil) gerekçenin mülkiyet hakkı ve ölçülülük üzerine kurulacağı aktarılıyordu. Gerekçeli karar bunu doğrulamadı. Mülkiyet hakkı (m.35) itiraz eden mahkemenin iddiaları arasındaydı. AYM ise kuralın m.35 ile ilgisini görmedi ve iptali belirlilik ilkesine ve devletin pozitif yükümlülüğüne dayandırdı.
3. Karşıoy ve Farklı Gerekçe: Kararın Öbür Yüzü
Karar oybirliğiyle çıkmadı. Karşıoy ve farklı gerekçe, TBMM’deki tartışmanın da çerçevesini büyük ölçüde belirleyecek.
Karşıoy (Engin Yıldırım, Selahaddin Menteş, Kenan Yaşar)
- Nafakanın ölçütü zaman değil ihtiyaçtır: Karşıoya göre yoksulluk nafakası bir ödül, tazminat ya da evlilik süresine bağlı bir mali karşılık değildir. Kanun koyucu koruma ölçütü olarak belirli bir süreyi değil, “yoksulluk olgusunu” esas almıştır.
- Uzun evliliklerde kaybedilen yıllar: Özellikle uzun süreli evliliklerde eşlerden biri çocuk bakımı, ev içi emek veya aile hayatı için eğitim ve kariyer fırsatlarından vazgeçebilir. Bu kişi gelir elde etme kapasitesinde kalıcı kayıplar yaşayabilir. Boşanma sonrasındaki kırılganlık büyük ölçüde bu fedakârlıkların sonucudur.
- Mevcut sistemde zaten fren vardı: Karşıoya göre TMK m.176 azaltma ve kaldırma imkânlarıyla yeterli bir denge kuruyordu. Sorun, kuralın kendisinden değil katı yorumdan kaynaklanıyordu. Bu da iptali değil içtihadın gözden geçirilmesini gerektirirdi.
- Fiili eşitlik ve CEDAW: Karşıoy, kadınların işgücüne katılım oranının daha düşük olduğunu ve görünmeyen emeğin büyük ölçüde kadınlar tarafından üstlenildiğini hatırlatıyor. Yoksulluk nafakasının kanunda cinsiyetten bağımsız olduğunu, ancak uygulamada kadınların korunmasına önemli ölçüde hizmet ettiğini vurguluyor. Anayasa m.10’daki fiili eşitlik anlayışına, m.41’e ve CEDAW Komitesinin 29 No.lu Genel Tavsiye Kararı’na atıf yapıyor.
- 2012 kararından ayrılmanın gerekçesi yok: Karşıoya göre çoğunluk, 2012’deki yerleşik yaklaşımdan ayrılmayı gerekli kılan yeni anayasal, hukuksal veya toplumsal nedenleri yeterince ortaya koyamamıştır. Hangi nafaka modelinin daha isabetli olduğu ise öncelikle yasama organının sosyal politika tercihidir.
Farklı gerekçe (Yıldız Seferinoğlu)
Seferinoğlu iptal sonucuna katılıyor, ama gerekçeye katılmıyor. Ona göre sorun taraflar arasındaki dengede değil, dengeden önce gelen noktadadır: kural ne öngördüğünü yeterince açık ortaya koymadığı için katı bir uygulamaya zemin hazırlamıştır. Seferinoğlu’nun en çarpıcı tespiti şu: AYM 2012’de kuralın süresiz nafakayı zorunlu kılmadığını söylemiş, ama Yargıtay kuralı on yılı aşkın süre en katı biçimde uygulamayı sürdürmüştür. “Mahkememizin yorumu dahi bu uygulamayı değiştirememişse, sorun tek tek yargı kararlarında değil, kuralın kendisindedir.”
Seferinoğlu çoğunluk gerekçesinde bir iç çelişki de görüyor. Çoğunluk parag. 19’da metnin süresiz nafakayı zorunlu kılmadığını kabul ediyor. parag. 31-32’de ise kuralın her durumda süresiz nafaka öngördüğü varsayımıyla denge değerlendirmesi yapıyor. Seferinoğlu’na göre ayrıca “kural olarak süreli, istisnaen süresiz ve ölçütleri kanunda” şeklindeki model tarifi, kanun koyucunun geniş takdir yetkisinin yerine geçen bir düzenleme tercihi anlamına geliyor. Yalnızca m.2’ye dayanan bir iptal, kanun koyucudan sadece açık ve öngörülebilir bir düzenleme beklerdi.
Bu neden önemli? Çoğunluk görüşü (parag. 31) TBMM’ye bir çerçeve çiziyor. Karşıoy ise bu çerçevenin nafaka alacaklıları aleyhine ölçüsüz sonuçlar doğurabileceğine dair argümanları hazır tutuyor. Yeni kanunun ayrıntıları bu iki görüşün arasında şekillenecek (bkz. Değerlendirmemiz).
4. İptal Ne Zaman Yürürlüğe Girecek? Kanun Çıkmazsa Ne Olur?
İptal hükmü 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. AYM, ibarenin hemen yürürlükten kalkmasının kamu yararını ihlal edecek bir hukuki boşluk doğuracağını değerlendirdi. Bu nedenle Anayasa m.153/3 ve 6216 sayılı Kanun m.66/3 uyarınca dokuz aylık süre tanıdı (parag. 34-35). Anayasa’ya göre yürürlüğü ertelenen iptallerde TBMM, boşluğu dolduracak teklifi öncelikle görüşüp karara bağlar (m.153/3).
| Tarih | Aşama |
|---|---|
| 4 Haziran 2026 | İptal kararı verildi |
| 30 Eylül 2026 | Gerekçeli karar Resmî Gazete’de yayımlandı, dokuz aylık süre başladı |
| 16 Ekim 2026 | İlk nafaka taslağının ayrıntıları basına yansıdı |
| 26 Ekim 2026 | Basına yansıyan bilgilere göre taslak yeniden çalışılmaya alındı |
| Kasım 2026 ve sonrası (beklenen) | 13. Yargı Paketi kapsamında teklifin TBMM’ye sunulması |
| 30 Haziran 2027 | “Süresiz olarak” ibaresi yürürlükten kalkar |
Ara dönemde ne olacak? 30 Haziran 2027’ye kadar m.175/1 mevcut hâliyle yürürlükte kalır. Mahkemeler bu tarihe kadar süresiz yoksulluk nafakasına hükmetmeye devam edebilir.
TBMM süreyi kaçırırsa ne olur? İbare 30 Haziran 2027’de metinden düşer ve madde şöyle okunur: “…geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında nafaka isteyebilir.” Kanun nafakanın süresi hakkında sessiz kalır. Bu durumda süreyi hâkimin belirlemesi gerekir. Hâkim bunu yaparken AYM’nin parag. 31’de saydığı ölçütlerden, TMK m.4’teki hakkaniyet ilkesinden ve m.176’daki “durumun gerekleri” ifadesinden yararlanır. Ancak bu, AYM’nin eleştirdiği öngörülemezlik sorununu başka bir biçimde yeniden doğurur. Bu yüzden kanun çıkmadan geçen her ay, uygulamada farklı kararlar verilmesi riskini artırır.
5. Mevcut Süresiz Nafakalar Ne Olacak?
Kendiliğinden sona ermezler. Anayasa m.153/5 uyarınca iptal kararları geriye yürümez. Kararda mevcut nafakaları topluca sona erdiren bir hüküm de yoktur.
- Kesinleşmiş nafaka kararları, kaldırma veya uyarlama kararı verilmedikçe geçerliliğini korur.
- Bugüne kadar ödenen nafaka bu iptal kararına dayanılarak geri istenemez.
- Tek taraflı ödeme durdurma ilamlı icra takibine, birikmiş alacağa ve faize yol açar. İcra ve İflas Kanunu m.344 uyarınca şikâyet üzerine üç aya kadar tazyik hapsi de gündeme gelebilir.
- Geçiş hükmü: Mevcut nafakaların akıbetini yeni kanunun geçiş hükmü belirleyecek. 16 Ekim’de basına yansıyan ilk taslakta, karar kesinleştikten sonra yürürlüğe kadar geçen süre yeni kurala göre hesaplanan süreyle karşılaştırılıyordu: yeni süre dolmuş ya da 1 yıldan az kalmışsa nafaka 1 yıl daha ödenip bitiyor, daha fazla kalmışsa yeni sürenin sonunda sona eriyordu. Taslak 26 Ekim’de yeniden çalışılmaya alındığı için bu kural da değişebilir; henüz resmî değil (bkz. yeni model).
Pratik uyarı: Sadece “AYM iptal etti” diyerek nafaka kaldırma davası açmayın. Nafakanın kaldırılması, azaltılması veya artırılması davaları m.175’e değil TMK m.176‘ya tabidir. AYM bu ayrımı aynı Antalya 12. Aile Mahkemesinin önceki başvurusunda açıkça ortaya koymuştu. 27 Mart 2025 tarihli E.2025/91, K.2025/82 sayılı kararında, m.175’in o davada uygulanacak kural olmadığını tespit ederek başvuruyu yetkisizlik nedeniyle reddetmişti. Kaldırma davasının başarısı iptal kararına değil, m.176’daki bir sebebin varlığına bağlıdır. Bu sebepler: yoksulluğun kalkması, fiilen evli gibi yaşama, haysiyetsiz hayat ve mali durumdaki değişiklik ya da hakkaniyet.
6. Devam Eden Boşanma Davalarına Etkisi
Belirleyici olan, davanın 30 Haziran 2027 itibarıyla kesinleşip kesinleşmediğidir. Yargıtay’ın yerleşik yaklaşımına göre Anayasa’ya aykırılığı saptanan ve yürürlükten kalkan bir kuralla görülmekte olan davalar çözülemez. 16 Ekim’de basına yansıyan ilk taslak da yeni kuralların kanun yolu aşamasındakiler dahil görülmekte olan davalara uygulanmasını öngörüyordu.
| Dosyanın durumu (30.06.2027 itibarıyla) | Olası etki |
|---|---|
| Kesinleşmiş boşanma ve nafaka hükmü | İptalden doğrudan etkilenmez; m.176 davaları ve yeni kanunun geçiş hükmü uygulanır |
| Yargıtay (temyiz) incelemesinde | Kesinleşmediği için iptal ve yeni kanun dikkate alınabilir |
| Bölge adliye mahkemesinde (istinaf) | Süre yönünden yeniden değerlendirme yapılabilir |
| İlk derece mahkemesinde | Süre, yeni kanuna veya kanun yoksa AYM ölçütlerine göre belirlenir |
Şimdiden yapılması gereken: Nafaka süresi yeni rejimde büyük olasılıkla evlilik süresi, yaş, sağlık, eğitim ve çalışma kapasitesine göre belirlenecek. Devam eden bir davada taraf hangi tarafta olursa olsun, bu vakıaları şimdiden delillendirmelidir. Bunlar gelir belgeleri, sağlık raporları, iş geçmişi ve evlilik boyunca üstlenilen bakım yükü gibi belgelerdir.
7. Yeni Nafaka Düzenlemesi: Masadaki Modeller
26 Ekim 2026 itibarıyla resmî bir kanun teklifi yok. Aşağıda önce son gelişme ve 16 Ekim’de basına yansıyan ilk taslak, ardından Bakan açıklaması ve Eylül’de konuşulan önceki modeller yer alıyor. Kesin çerçeve, teklif metni TBMM’ye sunulduğunda netleşecek.
Son Gelişme: Taslak Yeniden Çalışılıyor (26 Ekim)
Basına yansıyan bilgilere göre Adalet Bakanlığı ile AK Parti Grubunun hazırladığı nafaka taslağı Cumhurbaşkanının onayını almadı. Aktarılan endişe, evlilik süresine bağlı katı bir sınırın bir grubun sorununu çözerken başka gruplar için yeni haksızlıklar doğurabileceği. Yeni hazırlıkta tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile yaşın belirleyici ölçüt olması değerlendiriliyor.
Konuşulan seçenekler:
- Eşlerin geliri ve mal varlığı denkse, özellikle anlaşmalı boşanmada süresiz nafakanın kaldırılması.
- Denk değilse nafakanın süreli mi süresiz mi olacağını hâkimin belirlemesi.
Bu, süresiz nafakayı kanundan bütünüyle çıkaran yaklaşımdan bir adım geri anlamına geliyor. Yeni metnin birkaç hafta içinde şekillenmesi bekleniyor; resmî metin henüz yok. AYM kararının etkisi ise değişmiyor: “süresiz olarak” ibaresi 30 Haziran 2027’de yürürlükten kalkacak ve TBMM’nin bu tarihe kadar yeni kuralı çıkarması gerekiyor.
16 Ekim’de Basına Yansıyan İlk Taslak
- Süre: Hâkim belirleyecek; en az 3 yıl ve kural olarak evlenme tarihinden boşanma davasının açıldığı tarihe kadar geçen sürenin yarısını geçmeyecek.
- Ölçütler: Evliliğin süresi; alacaklının yaşı, eğitimi ve sağlık durumu; kendi imkânıyla geçinip geçinemeyeceği.
- Daha uzun süre: Alacaklı, yükümlünün haksız fiili yüzünden çalışamaz hâle gelmişse ya da evlilik nedeniyle yaşı ilerlemiş ve düzenli geliri yoksa hâkim daha uzun süre verebilecek.
- Kesinleşmiş nafakalar: 1 yıllık geçiş kuralı (5. bölüm).
- Görülmekte olan davalar: Kanun yolundakiler dahil derdest davalara uygulanması.
Bu taslak, Eylül’deki Model A’nın (evlilik süresinin yarısı) devamı niteliğindeydi; alt sınır ise 5 yıldan 3 yıla inmişti. AYM’nin parag. 31’de saydığı ölçütlerin (evlilik süresi, yaş, eğitim, sağlık, kendi imkânıyla geçinebilme) taslağa neredeyse aynen alınması dikkat çekiciydi. Kısa evliliklerde “en az 3 yıl” ile “evliliğin yarısı” ölçütlerinin birlikte nasıl işleyeceği ise açık değildi: 2 yıllık bir evlilikte yarısı 1 yıl eder, alt sınır ise 3 yıldır.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklaması (27-28 Ağustos 2026)
“Süresiz nafaka, hem hakkaniyete hem de vicdana aykırıdır. Bir gün, iki gün evli kalan bir şahsın ömür boyu nafaka ödemesi adaletsiz. Burada özellikle bayanlarımızı üzmeyecek, hâkime tamamen takdir hakkı veren bir formül üzerinde çalıştık. Hâkim gerekirse tekrardan süresiz nafakaya hükmedebilecek ama hâkime en azından durum ve şartlara göre nafakayı sınırlandırabileceği bir düzenleme yaptık.”
Basına yansıyan iki model
Aşağıdaki iki model Eylül 2026’da konuşulan önceki taslaklardır; 16 Ekim taslağı ve 26 Ekim gelişmesi yukarıda.
| Model A: Evlilik süresinin yarısı | Model B: Kademeli üst sınır | |
|---|---|---|
| Temel kural | Evlenme tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin yarısı | 5 yıla kadar süren evliliklerde en fazla 5 yıl; daha uzun evliliklerde en fazla 15 yıl |
| Alt / üst sınır | En az 5 yıl (alt sınır) | 5 ve 15 yıl (üst sınırlar) |
| Uzatma | Yükümlünün haksız fiili yüzünden çalışamaz hâle gelen veya evlilik süresine bağlı olarak yaşı ilerlemiş ve düzenli geliri olmayan alacaklı için daha uzun süre | Hâkim takdiri vurgulanıyor |
| Kaynak | AK Parti Grubu önündeki taslak (30 Eylül 2026 tarihli haberler) | Eylül 2026 tarihli basın haberleri |
Taslakta konuşulan diğer başlıklar
- Görülmekte olan davalar: Yeni kuralların kanun yolu incelemesindeki dosyalar dahil derdest davalarda uygulanması.
- Kesinleşmiş kararlar: Mevcut nafakaların yeni düzenlemeden sonra 1 yıl daha ödenmesi.
- Ek süre başvurusu: İleri yaştaki alacaklının ek süre için, mevcut sürenin bitiminden itibaren 1 yıl içinde mahkemeye başvurması.
- Toplu ödeme: Aylık nafakanın sonradan toplu ödemeye çevrilebilmesi.
- Boşanma yargılaması: Mahkemenin önce yalnızca boşanma veya ayrılık talebini karara bağlaması; nafaka, velayet ve mal paylaşımının ayrı davalarda görülmesi. Mal paylaşımı davalarında zamanaşımının 10 yıldan 5 yıla inmesi. Aile hukuku işlerinin adli tatilde de görülebilmesi.
13. Yargı Paketi’nin genel kapsamı için 13. Yargı Paketi rehberimize bakabilirsiniz.
8. Yeni Kanun Anayasa’ya Uygun Olacak mı? Değerlendirmemiz
Gerekçeli kararın yayımlanmasıyla artık şu soru sorulabilir: Masadaki modeller AYM’nin çizdiği çerçeveye uyuyor mu? Kanaatimizce kanun koyucunun önünde üç sınır var:
Sınır 1: “Hâkime tamamen takdir hakkı” tek başına yetmez
Bakanın tarif ettiği formül ilk bakışta AYM’nin istediği şeye benziyor: hâkimin süreyi somut olaya göre belirlemesi. Ancak AYM hâkim takdirinin kanunda belirli ve öngörülebilir bir çerçeveye bağlanmasını ve süresiz nafakayı gerektiren hâllerin kriterlerinin kanunda açık ve net yazılmasını da istiyor (parag. 31). İptalin ana gerekçelerinden biri zaten belirsizlikti: Kişiler evlenirken ya da boşanırken nafakanın ne kadar süreceğini öngöremiyordu. Ölçütsüz ve geniş bir takdir modeli bu belirsizliği sadece Yargıtay’dan ilk derece hâkimine taşır. Aynı sorun yeni bir itiraz başvurusunun konusu olabilir.
Sınır 2: Sabit rakamlar istisnasız uygulanırsa, bu kez alacaklı aleyhine denge bozulur
AYM süresizliği iptal ederken bazı durumlarda yaşam boyu nafakanın mümkün olması gerektiğini de açıkça söyledi (parag. 31). Model B’deki gibi “en fazla 15 yıl” şeklinde kesin bir üst sınır ve güçlü bir uzatma istisnası yoksa şu kişiler korumasız kalabilir: 30 yıllık evlilikten sonra 60 yaşında, hiç çalışmamış ve sağlık sorunu olan eş. Bu, AYM’nin menfaatler arasındaki dengenin “taraflardan biri aleyhine ölçüsüz sonuçlara neden olmaması” gerektiği yönündeki ilkesiyle (parag. 25) ve karşıoydaki fiili eşitlik uyarılarıyla çatışabilir. Model A’daki “haksız fiil” ve “ileri yaş ve düzenli gelir yokluğu” istisnaları bu açıdan daha isabetli görünüyor.
Sınır 3: Kesinleşmiş nafakaları bitiren geçiş hükmü ayrıca tartışılacak
AYM iptalinin geriye yürümemesi (m.153/5) AYM kararları için geçerli bir kuraldır. Yeni kanun ise kendi geçiş hükmünü koyabilir. Ancak yıllar önce kesinleşmiş yargı kararlarına dayanan nafakaları kanunla “1 yıl sonra” sona erdirmek, hukuki güvenlik ilkesi yönünden ayrı bir anayasal tartışma doğurabilir. Özellikle uzun evlilik sonrası yaşı ilerlemiş alacaklılar bakımından bu risk daha büyük. Geçiş hükmünün bu gruba bir uzatma veya başvuru imkânı tanıması, düzenlemenin sağlamlığını artıracaktır.
26 Ekim Gelişmesi Bu Sınırlar Açısından Ne İfade Ediyor?
Basına yansıyan yeni seçenekler iki yönden değerlendirilebilir. Olumlu yanı, ekonomik durum ve yaş gibi ölçütlerin öne çıkması AYM’nin parag. 31’de istediği somut olaya göre değerlendirmeye daha yakın. Riskli yanı ise “imkânlar denk değilse süreli mi süresiz mi olacağına hâkim karar verir” formülü; kanunda açık ölçütlerle çerçevelenmezse Sınır 1’deki sorunu, yani öngörülemezliği yeniden doğurabilir.
“Gelir ve imkânların denkliği” de tanımlanmalı: Boşanma anındaki gelir mi, çalışma kapasitesi mi, mal varlığı mı esas alınacak? Anlaşmalı boşanmada taraflar nafakanın süresini bugün de protokolle belirleyebildiği için bu seçeneğin asıl etkisi, çekişmeli boşanmalarda hangi ölçütün kanuna yazılacağına bağlı. Kanaatimizce sağlam bir düzenleme, denklik ölçütünü ve süresiz nafakanın şartlarını madde metninde açıkça sayacaktır.
Sonuç olarak: Anayasaya en uygun görünen tasarım, iki modeli birleştiren bir yapıdır. Kanunda sayılan ölçütlere (evlilik süresi, yaş, sağlık, eğitim, çalışma kapasitesi) bağlı bir kural süre konur. Uzatma ve yaşam boyu nafaka için kriterler kanunda açıkça sayılır. Hâkimin takdiri bu çerçeve içinde kullanılır. Teklif metni yayımlandığında bu sayfada madde madde değerlendireceğiz.
9. Örnek Senaryolar: Size Nasıl Yansır?
Aşağıdaki örnekler basına yansıyan taslaklara göre olası sonuçları gösterir. Kanun çıkmadan kesin sonuç verilemez. Her dosyada nafakanın şartları (yoksulluk, kusur, mali güç, talep) ayrıca aranır.
Senaryo 1: 8 ay evli kaldı, çalışmıyor (kısa evlilik)
Bugün: Şartlar varsa süresiz yoksulluk nafakası bağlanabilir. Kısa evliliklerde yoksulluğun “boşanma yüzünden” doğup doğmadığı ayrıca sorgulanır. Yeni rejimde: Model A’ya göre evlilik süresinin yarısı 4 ay eder, ama alt sınır nedeniyle 5 yıl uygulanır. Model B’ye göre de en fazla 5 yıl. Bakanın “bir gün, iki gün evli kalan” örneği tam olarak bu grubu hedefliyor. 16 Ekim’de basına yansıyan ilk taslakta alt sınır 3 yıldı; 8 aylık bir evlilikte yarısı 4 ay ederken alt sınırın nasıl uygulanacağı netleşmemişti.
Senaryo 2: 25 yıl evli, 52 yaşında, hiç çalışmamış
Model A: Evlilik süresinin yarısı 12,5 yıl eder. İleri yaş ve düzenli gelir yokluğu istisnasıyla daha uzun süre verilebilir. Model B: En fazla 15 yıl. AYM’ye göre: Bu profil, parag. 31’deki “yaşam boyu nafaka” istisnasının tipik adayıdır. Kanunda uzatma kriterinin nasıl yazılacağı bu grup için hayati önemdedir.
Senaryo 3: 2015’te kesinleşmiş süresiz nafaka ödüyor
Bugün: Nafaka aynen devam eder. Ödemeyi durdurmak icra ve tazyik hapsi riski taşır. Yeni kanunda: 16 Ekim’de basına yansıyan ilk taslağa göre süre karşılaştırması yapılacaktı. Örneğin evlilik 10 yıl sürdüyse yeni süre 5 yıl olur; 2015’ten bu yana bu süre çoktan dolduğu için nafaka yürürlükten sonra 1 yıl daha ödenip sona ererdi. Taslak 26 Ekim’de yeniden çalışılmaya alındığından bu sonuç da kesin değil. Şimdi yapılabilecek: Karşı tarafın geliri artmışsa, fiilen evli gibi yaşıyorsa veya mali durumunuz esaslı şekilde değiştiyse m.176’ya dayanan bir kaldırma veya azaltma davası değerlendirilebilir.
Senaryo 4: Boşanma davası istinafta, ilk derece süresiz nafakaya hükmetti
Dosya 30 Haziran 2027’den önce kesinleşirse mevcut kural geçerli olur. Kesinleşmeden bu tarih geçerse, süre yeni kanuna veya AYM ölçütlerine göre yeniden belirlenebilir. Taslak derdest davalara uygulanmayı öngörüyor. Dosya stratejisi, özellikle de süre bakımından delil sunulması, bu ihtimale göre gözden geçirilmelidir.
Senaryo 5: Asgari ücretle çalışan eş nafaka istiyor
Yargıtay’a göre asgari ücret düzeyinde gelir tek başına yoksulluk nafakasına engel değildir (bkz. Yargıtay kararları). Yeni rejimde bu eşin “kendi imkânlarıyla geçinebilme kapasitesi” sürenin belirlenmesinde ayrıca dikkate alınacaktır (AYM parag. 31).
10. Nafaka Ödeyenler ve Alanlar Şimdi Ne Yapmalı?
| Nafaka ödüyorsanız | Nafaka alıyorsanız |
|---|---|
| Ödemeyi mahkeme kararı olmadan durdurmayın. | Nafakanız bugün kendiliğinden sona ermez. Panikle anlaşma yapmayın. |
| Karşı tarafın gelir, çalışma ve birlikte yaşama durumunda m.176 sebebi var mı, değerlendirin. | Yaşınızı, sağlık durumunuzu, evlilikte üstlendiğiniz bakım yükünü ve çalışma geçmişinizi belgeleyin. Yeni rejimde uzatmanın temeli bunlar olacak. |
| Kararınızın kesinleşme tarihini ve dayanağını gösteren bir dosya özeti hazırlayın. | Artırım hakkınız (m.176/4) iptalden etkilenmez; enflasyon karşısında değerlendirin. |
| Toplu ödeme seçeneğini karşı tarafla görüşmek bazı dosyalarda kalıcı çözüm olabilir. | Toplu ödeme teklifini, yeni rejimde olası süreyle karşılaştırarak değerlendirin. |
| Her iki taraf için: Kesin rakamlara göre hukuki beklenti oluşturmayın. Resmî teklif metnini ve bu sayfadaki “Son Durum” kutusunu takip edin. | |
11. Yoksulluk Nafakası (Süresiz Nafaka) Nedir? Şartları Nelerdir?
Kamuoyunda “süresiz nafaka” diye bilinen kurum, TMK m.175’te düzenlenen yoksulluk nafakasıdır. Kanunda ayrı bir “süresiz nafaka” türü yoktur; tartışmanın kaynağı maddedeki “süresiz olarak” ifadesidir. İptalden önceki metin şöyledir:
TMK m.175: “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”
- Talep: Hâkim nafakaya kendiliğinden hükmedemez. Nafaka boşanma davasında veya boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir davayla istenebilir (m.178).
- Boşanma yüzünden yoksulluğa düşme: Kanun yoksulluğu tanımlamaz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu içtihadına göre yeme, giyinme, barınma, sağlık, ulaşım, kültür ve eğitim gibi zorunlu giderleri karşılayacak geliri olmayan kişi yoksuldur (HGK, E.1998/2-656, K.1998/688, 7.10.1998). AYM bu tanımı kararında aynen benimsedi (parag. 10).
- Kusur: Talep edenin kusuru daha ağır olmamalıdır. Eşit veya hafif kusurlu ya da kusursuz eş nafaka isteyebilir (parag. 11).
- Mali güç: Nafaka, yükümlünün ödeme gücü oranında belirlenir. Yükümlünün kusurlu olması gerekmez.
- Cinsiyet: Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Şartları taşıyan erkek eş de nafaka isteyebilir.
- Butlan: Evlenmenin butlanına karar verilirse nafakaya ilişkin boşanma hükümleri uygulanır (m.158/2). Bu nedenle iptal kararı butlan hâlindeki nafakayı da etkiler (parag. 4).
12. Nafakanın Kaldırılması, Azaltılması ve Artırılması (TMK m.176)
İptal kararı yürürlüğe girmeden de mevcut bir yoksulluk nafakası m.176 uyarınca sona erdirilebilir veya değiştirilebilir:
| Durum | Sonuç | Dayanak |
|---|---|---|
| Alacaklının yeniden evlenmesi | Nafaka kendiliğinden kalkar | m.176/3 |
| Taraflardan birinin ölümü | Nafaka kendiliğinden kalkar | m.176/3 |
| Alacaklının evlenmeden fiilen evli gibi yaşaması | Mahkeme kararıyla kaldırılır | m.176/3 |
| Alacaklının yoksulluğunun ortadan kalkması | Mahkeme kararıyla kaldırılır | m.176/3 |
| Alacaklının haysiyetsiz hayat sürmesi | Mahkeme kararıyla kaldırılır | m.176/3 |
| Tarafların mali durumunun değişmesi veya hakkaniyet | Nafaka artırılır veya azaltılır | m.176/4 |
Artırım ve endeksleme: Nafaka alacaklısı mali durum değiştiğinde veya hakkaniyet gerektirdiğinde artırım isteyebilir. Hâkim, istem hâlinde nafakanın gelecek yıllarda ne miktarda ödeneceğini de karara bağlayabilir (m.176/5). İptal kararı bu hakları ortadan kaldırmaz.
Toplu ödeme, az kullanılan bir çözüm: m.176/1 nafakanın toptan veya irat biçiminde ödenmesine imkân tanır. Uygulamada neredeyse her zaman aylık irat tercih edilir. Oysa toptan ödeme taraflar arasındaki mali ilişkiyi kesin olarak bitirir. m.176/3’teki kendiliğinden kalkma ve kaldırma sebepleri de yalnızca irat biçimindeki nafaka için öngörülmüştür. Ayrıntılı bilgi için nafaka davaları rehberimize bakabilirsiniz.
13. Hangi Nafaka Türleri Etkilenir? Çocuk Nafakası Kalktı mı?
| Nafaka türü | Dayanak | Kime ödenir | Kararın etkisi |
|---|---|---|---|
| Yoksulluk nafakası | TMK m.175 | Boşanma sonrası geçim sıkıntısına düşen eski eşe | Evet (yalnızca süre yönünden) |
| Tedbir nafakası | TMK m.169, m.197 | Dava devam ederken veya ayrı yaşama döneminde eşe ve çocuklara | Hayır |
| İştirak nafakası | TMK m.182, m.327-330 | Ortak çocuğun bakım, eğitim ve gideri için velayeti almayan ebeveynden | Hayır |
| Yardım nafakası | TMK m.364 | Yardım edilmezse yoksulluğa düşecek anne-baba, çocuk, torun ve kardeşe | Hayır |
14. Tarihçe: 1926’dan 2027’ye ve AYM İçtihadı
Türk hukukunda yoksulluk nafakası başlangıçta süreliydi. AYM’nin de kararında hatırlattığı gibi (parag. 5), 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi m.144 ilk hâlinde nafakayı bir yılla sınırlıyordu. Sınır 1988’de kaldırıldı. 2001’de TMK hazırlanırken önceki metin sadeleştirilerek aynen alındı. Yani süresizlik 2001 reformunda yeniden tartışılmış bir tercih değil, 1988 değişikliğinin devamıydı.
| Dönem | Düzenleme | Nafakanın süresi |
|---|---|---|
| 1926-1988 | 743 sayılı Kanun m.144 (ilk hâli) | En fazla 1 yıl |
| 1988-2002 | 3444 sayılı Kanun m.6 ile değişik m.144 (4.5.1988) | Süre sınırı kaldırıldı |
| 2002-30.6.2027 | 4721 sayılı TMK m.175/1 | “Süresiz olarak” |
| 30.6.2027 sonrası | AYM iptali yürürlükte; yeni kanun bekleniyor | Kanun koyucu belirleyecek |
AYM’nin süresiz nafaka konusundaki kararları
- 2009 (E.2005/56, K.2009/94): Yoksulluk nafakasına ilişkin düzenleme Anayasa’ya uygun bulundu.
- 17.5.2012 (E.2011/136, K.2012/72): “Süresiz olarak” ibaresi m.2 kapsamında doğrudan incelendi ve Anayasa’ya uygun bulundu. AYM süresizliğin alacaklının her durumda yaşamı boyunca nafaka alması anlamına gelmediğini, nafakanın sosyal dayanışmanın ve sosyal hukuk devletinin bir gereği olduğunu ve kuralın her durumda süresiz nafakayı zorunlu kılmadığını değerlendirdi (parag. 28).
- 2015 (E.2015/57, K.2015/58): Ankara 5. Aile Mahkemesinin itirazı esastan incelenmedi. Anayasa m.152/son uyarınca, esastan verilen ret kararının yayımından itibaren 10 yıl geçmeden aynı hüküm için yeniden başvurulamaz. 2012 kararından sonra bu süre 2022’de doldu ve konu yeniden AYM önüne gelebildi.
- 27.3.2025 (E.2025/91, K.2025/82): Antalya 12. Aile Mahkemesinin ilk başvurusu, m.175 o davada uygulanacak kural olmadığı için yetkisizlikten reddedildi.
- 10.7.2025: Aynı mahkemenin boşanma davasından yaptığı ikinci başvuru (E.2025/156) oybirliğiyle esastan incelemeye alındı.
- 4.6.2026 (K.2026/131): İbare iptal edildi. AYM, 2012’den sonra da uygulamanın ibareyi emredici okumayı sürdürdüğünü tespit etti (parag. 29). Değişen, kuralın kâğıt üzerindeki anlamı değil, fiilen nasıl uygulandığıydı.
15. Karşılaştırmalı Hukukta Boşanma Sonrası Nafakanın Süresi
AYM, karşılaştırmalı hukukta tek bir model olmadığını tespit ediyor (parag. 6-9). Karşıoy da aynı tespitten, belirli süreli nafakanın anayasal bir zorunluluk olmadığı sonucunu çıkarıyor.
| Ülke | Yaklaşım |
|---|---|
| İsviçre | Sabit bir süre yok; hâkim hem tutarı hem süreyi dosyadaki ekonomik ve kişisel koşullara bakarak tayin eder. |
| Almanya | Boşanan her eşten önce kendi geçimini sağlaması beklenir; nafaka sayılı hâllerde doğar ve kanunda kesin bir tavan süre bulunmaz. |
| Fransa | Kural tek seferlik ödemedir; belirli koşullarda taksit yapılabilir, ömür boyu aylık ödeme ise istisnadır. |
| İngiltere | Amaç eşler arasındaki ekonomik bağımlılığı makul bir sürede bitirmektir; bu nedenle süreli nafaka öne çıkar. |
| Hollanda | Mahkeme süre belirtmemişse kural olarak evlilik süresinin yarısı, en fazla 5 yıl; 15 yıldan uzun evliliklerde veya ortak çocuk varsa farklı ve kademeli azami süreler. |
| Belçika | Nafaka süresi ilke olarak evliliğin kendi süresinden uzun olamaz; ihtiyaç sürüyorsa uzatma talep edilebilir. |
Dikkat çeken fark: Hollanda’da 5 yıl bir üst sınır. Türkiye’de konuşulan Model A’da ise 5 yıl bir alt sınır. Yani Türkiye’deki taslak, “evlilik süresinin yarısı” fikrini Hollanda’dan alsa da kısa evliliklerde alacaklı lehine daha koruyucu bir tercihe yöneliyor.
16. Yargıtay’ın Yoksulluk Nafakasına Yaklaşımı
AYM kararından bağımsız olarak Yargıtay kararları, yoksulluk nafakasının otomatik bir sonuç olmadığını gösteriyor:
- Asgari ücret tek başına engel değildir: Nafaka talep eden eşin asgari ücretle çalışması tek başına nafakaya engel oluşturmaz (YHGK, 07.07.2010, E.2010/2-371, K.2010/364).
- Asgari ücret kaldırma değil, azaltma sebebi olabilir: Asgari ücret seviyesindeki gelir yoksulluğu kendiliğinden ortadan kaldırmaz; şartları varsa azaltma değerlendirilebilir (Yargıtay 3. HD, 14.01.2015, E.2014/12719, K.2015/599).
- Gelirleri yakın taraflarda nafaka bozulur: İki tarafın da çalıştığı ve gelirlerinin yakın olduğu dosyada kadın lehine hükmedilen nafaka bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 10.09.2025, E.2025/169, K.2025/7063).
- Yükümlünün ödeme gücü belirleyicidir: Çalışma gücü ve geliri olmayan, akıl hastası ve engelli erkek aleyhine hükmedilen nafaka bozulmuştur (Yargıtay 2. HD, 02.12.2025, E.2025/3542, K.2025/10509).
- Süre konusunda takdir yok (iptale konu yaklaşım): Nafakayı belirli bir süreyle sınırlandırmak kanuna açıkça aykırıdır (Yargıtay 2. HD, 12.12.2017, E.2016/8859, K.2017/14407). AYM, iptal gerekçesinde bu kararı örnek gösterdi.
17. Doğru Bilinen Yanlışlar
- “Süresiz nafaka kaldırıldı, artık kimse nafaka alamayacak.” Yanlış. Yoksulluk nafakası devam ediyor. İptal edilen, nafakanın her durumda süresiz bağlanmasına yol açan ibaredir.
- “Karar Resmî Gazete’de yayımlandı, yani yürürlüğe girdi.” Yanlış. Yayım, dokuz aylık süreyi başlattı. İptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.
- “Artık nafaka ödemeyi durdurabilirim.” Yanlış. Tek taraflı durdurma icra takibi, birikmiş alacak, faiz ve İİK m.344 kapsamında tazyik hapsi riski doğurur. Nafaka hesaplamaları için nafaka davaları rehberimizi inceleyebilirsiniz.
- “Mevcut nafakam otomatik olarak bitecek.” Yanlış. AYM iptal kararları geriye yürümez. Mevcut nafakaların akıbetini yeni kanunun geçiş hükmü belirleyecek.
- “AYM nafakayı mülkiyet hakkına aykırı buldu.” Yanlış. AYM kuralın mülkiyet hakkıyla (m.35) ilgisini görmedi. İptal, hukuk devleti (m.2) ve devletin maddi ve manevi varlığı koruma yükümlülüğüne (m.5, m.17) dayanıyor.
- “AYM artık hiç süresiz nafaka verilmeyecek dedi.” Yanlış. AYM bazı durumlarda nafakanın uzatılarak yaşam boyu verilebilmesi gerektiğini açıkça belirtti (parag. 31).
- “Çocuğum için aldığım nafaka da etkilenecek.” Yanlış. İştirak nafakası bu kararın tamamen dışında.
- “5 yıl, 15 yıl, 3 yıl, evlilik süresinin yarısı gibi rakamlar kesinleşti.” Yanlış. Bunlar farklı tarihlerde basına yansıyan taslak bilgileri. 16 Ekim’de ortaya çıkan son taslak da 26 Ekim’de yeniden çalışılmaya alındı. Resmî teklif metni henüz yok.
- “Yeni nafaka yasası Meclis’ten ya da Adalet Komisyonundan geçti.” Yanlış. 26 Ekim 2026 itibarıyla teklif TBMM’ye bile sunulmadı; komisyon aşaması teklif sunulduktan sonra başlar.
18. Süresiz Nafaka Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Süresiz nafaka kalktı mı?
Henüz hayır. AYM “süresiz olarak” ibaresini iptal etti, ancak iptal 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek. O tarihe kadar mevcut kural uygulanır. Yoksulluk nafakası kurumu ise kalkmıyor.
Süresiz nafaka ne zaman kalkacak, AYM kararı ne zaman yürürlüğe girecek?
Karar 30 Eylül 2026’da Resmî Gazete’de yayımlandı. İptal hükmü bu tarihten dokuz ay sonra, 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek.
Süresiz nafaka kararı Resmî Gazete’de yayımlandı mı?
Evet. AYM’nin E.2025/156, K.2026/131 sayılı kararı gerekçesiyle birlikte 30 Eylül 2026 tarihli ve 33386 sayılı Resmî Gazete’de yayımlandı.
Yeni nafaka kanunu meclisten geçti mi?
Hayır. 26 Ekim 2026 itibarıyla TBMM’ye sunulmuş resmî bir teklif yok; Adalet Komisyonundan geçtiğine dair paylaşımlar da doğru değil. Basına yansıyan bilgilere göre 16 Ekim’de ortaya çıkan taslak 26 Ekim’de yeniden çalışılmaya alındı. Düzenlemenin 13. Yargı Paketi kapsamında gelmesi bekleniyor. Gelişmeleri sayfanın başındaki “Son Durum” kutusunda güncelliyoruz.
Yeni nafaka düzenlemesi nasıl olacak, nafaka kaç yıl ödenecek?
Bu, çıkacak kanuna bağlı ve henüz kesin değil. Eylül’de iki model konuşuldu: evlilik süresinin yarısı ama en az 5 yıl; ya da 5 yıla kadar evliliklerde en fazla 5, daha uzunlarda en fazla 15 yıl. 16 Ekim’de basına yansıyan ilk taslakta süre en az 3 yıl ve kural olarak evliliğin yarısıydı. 26 Ekim’de bu taslak yeniden çalışılmaya alındı; eşlerin geliri ve imkânları denkse süresiz nafakanın kaldırılması, denk değilse kararın hâkime bırakılması konuşuluyor. Adalet Bakanı da hâkime geniş takdir tanınacağını ve gerekirse yine süresiz nafakaya hükmedilebileceğini açıklamıştı.
Süresiz nafakada son durum nedir?
26 Ekim 2026 itibarıyla AYM’nin iptal kararı 30 Haziran 2027’de yürürlüğe girecek ve o tarihe kadar mevcut kural uygulanıyor. Yeni kanun için TBMM’ye sunulmuş bir teklif yok. Basına yansıyan bilgilere göre 16 Ekim’de ortaya çıkan ilk taslak Cumhurbaşkanından onay almadı ve yeniden çalışılıyor.
Nafaka taslağı neden yeniden çalışılıyor?
Basına yansıyan bilgilere göre evlilik süresine bağlı sınırın bir grubun sorununu çözerken başka gruplar için yeni haksızlıklar doğurabileceği endişesiyle taslak onay almadı. Yeni hazırlıkta tarafların ekonomik ve sosyal durumu ile yaşın belirleyici olması değerlendiriliyor. Resmî bir açıklama ya da metin henüz yok.
Gelirleri eşit eşlerde süresiz nafaka kalkacak mı?
Bu, 26 Ekim’de basına yansıyan seçeneklerden biri: Özellikle anlaşmalı boşanmada eşlerin geliri ve imkânları denkse süresiz nafakanın kaldırılması, denk değilse kararın hâkime bırakılması. Henüz resmî bir metin yok. Bugünkü hukukta da gelirleri yakın eşlerde yoksulluk nafakasına hükmedilmeyebiliyor; Yargıtay bu yönde bozma kararı veriyor (Yargıtay 2. HD, 10.09.2025, E.2025/169, K.2025/7063).
Ömür boyu nafaka tamamen bitti mi?
Hayır. AYM bazı durumlarda nafakanın alacaklı lehine uzatılarak yaşam boyu verilebilmesi gerektiğini kararında açıkça belirtti. Değişen şu: Ömür boyu nafaka artık kural değil, kanunda kriterleri belirlenmiş bir istisna olacak.
Şu an ödediğim süresiz nafaka otomatik olarak kesilecek mi?
Hayır. İptal kararları geriye yürümez. Mevcut nafakanın akıbetini yeni kanunun geçiş hükmü ve m.176 kapsamında açılacak davalar belirleyecek.
Nafaka ödemeyi şimdi durdurabilir miyim?
Hayır. Mahkeme kararı değişmeden ödemeyi durdurmak icra takibine, faize ve İİK m.344 uyarınca üç aya kadar tazyik hapsine yol açabilir.
Bugüne kadar ödediğim nafakayı geri alabilir miyim?
Hayır. İptal kararı geriye yürümez (Anayasa m.153/5). Kesinleşmiş bir karara dayanılarak ödenen nafaka bu nedenle geri istenemez.
Yalnızca AYM kararına dayanarak nafaka kaldırma davası açabilir miyim?
Başarı şansı zayıftır. Kaldırma davası m.176’ya tabidir ve oradaki sebeplerden birine dayanmalıdır. Bu sebepler yoksulluğun kalkması, fiilen evli gibi yaşama, haysiyetsiz hayat ve mali durum değişikliğidir. AYM, m.175’in bu tür davalarda uygulanacak kural olmadığını 2025/82 sayılı kararında ortaya koymuştu.
Devam eden boşanma davamda nafaka süreli mi olacak?
Kritik tarih 30 Haziran 2027. Kararınız bu tarihten önce kesinleşirse bugünkü kural geçerli olur. Dosya o gün hâlâ istinafta, Yargıtay’da veya ilk derecedeyse süre yeni kanuna, kanun yoksa AYM’nin saydığı ölçütlere göre belirlenir. Basındaki taslak da yeni kuralların kanun yolundaki dosyalar dahil tüm derdest davalara uygulanmasını öngörüyor.
Kadına nafaka kalktı mı? Erkek de yoksulluk nafakası alabilir mi?
Kadına nafaka kalkmadı. Kanun cinsiyet ayrımı yapmaz. Şartları taşıyan eş, kadın ya da erkek olsun, yoksulluk nafakası talep edebilir. Değişen sadece nafakanın süresi.
Çocuk nafakası (iştirak nafakası) kalktı mı?
Hayır. İştirak nafakası TMK m.182 ve m.327-330’a tabidir ve bu karardan etkilenmez. Tedbir ve yardım nafakası da kapsam dışındadır.
6 ay veya 1 yıl evli kalan nafaka alabilir mi?
Bugün, şartlar varsa evet, üstelik süresiz olarak. Kısa evliliklerde yoksulluğun boşanma yüzünden doğup doğmadığı ayrıca incelenir. Eylül’deki modellerde kısa evlilikler için 5 yıl konuşuluyordu (yarısı modelinde alt sınır, kademeli modelde üst sınır); 16 Ekim’deki ilk taslakta alt sınır 3 yıldı. Taslak yeniden çalışıldığı için rakamlar kesin değil.
Anlaşmalı boşanmada süreli nafaka kararlaştırılabilir mi?
Evet, bugün de mümkün. Anlaşmalı boşanmada nafakanın süresini ve ödeme şeklini taraflar kendi iradeleriyle belirler; örneğin “3 yıl süreyle aylık” veya “tek seferde toplu” ödeme yazılabilir. Hâkim protokolü uygun bulup onaylarsa bu hükümler karar hâline gelir.
Nafaka zamanaşımı 5 yıl mı oldu?
Hayır. Boşanmadan sonra nafaka davası açma süresi boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 1 yıldır (TMK m.178). Basında geçen “10 yıldan 5 yıla” değişikliği, taslakta mal paylaşımı davaları için konuşulan ayrı bir düzenlemedir.
TBMM süreyi kaçırırsa ne olur?
30 Haziran 2027’de ibare metinden düşer ve kanun nafakanın süresi hakkında sessiz kalır. Süreyi, AYM ölçütleri ve hakkaniyet ilkesi ışığında hâkim belirler. Bu da mahkemeler arasında farklı uygulamalara yol açabilir.
AYM 2012’de aynı ibareyi Anayasa’ya uygun bulmuştu, 2026’da neden görüş değiştirdi?
Gerekçeli karara göre belirleyici olan uygulama. AYM 2012’de kuralın her durumda süresiz nafakayı zorunlu kılmadığını söylemişti. Ancak Yargıtay bu karardan sonra da kuralı emredici okumaya ve hâkime süre takdiri tanımamaya devam etti (parag. 29). AYM bu kez kuralı uygulamadaki anlamıyla değerlendirdi. Belirsizliği ve borçlu aleyhine bozulan dengeyi Anayasa’ya aykırı buldu. Karşıoya göre ise bu ayrılığı haklı kılan yeni bir anayasal neden gösterilmedi.
Belirli bir maaşa göre kesin nafaka miktarı hesaplanabilir mi?
Hayır. m.175 nafakayı “malî gücü oranında” belirler; kanunda sabit bir oran yoktur. Mahkeme yükümlünün gelirini ve malvarlığını, alacaklının ihtiyaçlarını, yaşam standardını ve kusur durumunu birlikte değerlendirir. Aynı gelir düzeyindeki iki dosyada farklı miktarlara hükmedilebilir.
Nafaka davası nerede açılır?
Boşanma veya ayrılık kararından sonra açılacak nafaka davalarında genel yetkili mahkemenin yanında nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (TMK m.177).
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın bir açıklaması var mı?
Konuya ilişkin resmî açıklamalar Anayasa Mahkemesi ve Adalet Bakanlığı kaynaklıdır. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan doğrulanmış bir açıklama bulunmamaktadır.
Sonuç
Özetle: Yoksulluk nafakası yaşamaya devam ediyor; biten, her boşanmada kendiliğinden işleyen ömür boyu nafaka otomatiği. 30 Haziran 2027’ye kadar bugünkü kural geçerli. Bu sürede TBMM’den, ölçütleri kanunda yazılı, kural olarak süreli ama gerektiğinde yaşam boyu nafakaya da izin veren bir rejim kurması bekleniyor. Nafaka alacaklısı ya da borçlusu olarak devam eden bir davanız varsa, süre tayininde belirleyici olacak vakıaları şimdiden delillendirin. Mevcut bir nafaka bakımından m.176’daki kaldırma, azaltma ve artırma imkânları iptal kararından bağımsız olarak kullanılabilir.
Bu içerik Av. Duhan Can Aksoy tarafından; Anayasa Mahkemesinin 30 Eylül 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan gerekçeli kararı (karşı oy ve farklı gerekçe dahil), 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun güncel metni, Yargıtay kararları ve kamuoyuna yansıyan resmî açıklamalar esas alınarak hazırlanmıştır. Sayfa, kanun teklifinin sunulması ve TBMM sürecindeki her gelişmede güncellenecektir. Son güncelleme: 26 Ekim 2026. Hukuki durumunuza özgü değerlendirme için avukata sor sayfamızdan bize ulaşabilirsiniz.
Kaynaklar: Anayasa Mahkemesi, E.2025/156, K.2026/131, 4.6.2026 (RG 30.9.2026, S.33386); AYM, E.2025/91, K.2025/82, 27.3.2025; AYM, E.2011/136, K.2012/72, 17.5.2012; Yargıtay 2. HD, E.2016/8859, K.2017/14407, 12.12.2017; YHGK, E.1998/2-656, K.1998/688, 7.10.1998; 4721 sayılı TMK m.175-178; Anayasa m.152, m.153.
Sorumluluk reddi: Bu makale genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki danışmanlık yerine geçmez.