Son Durum: Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Yasalaştı ve Yürürlükte. “Suça Sürüklenen Çocuk” Artık “Adli Süreçteki Çocuk”
Son Güncelleme: 7 Eylül 2026
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 9 Ağustos 2026’da yaptığı açıklamada, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen kanunla birlikte “suça sürüklenen çocuk” kavramının yerini “adli süreçteki çocuk” kavramının aldığını duyurdu. Bakan Gürlek’in kendi ifadesiyle: “Göreve geldiğimiz ilk günlerden itibaren çocuklarımızı suçla özdeşleştiren kavram ve uygulamaları değiştireceğimizi ifade ettik. Bu kapsamda ‘suça sürüklenen çocuk’ yerine ‘adli süreçteki çocuk’ kavramını hukuk sistemimize kazandırılmış oldu.”
Suça sürüklenen çocuklara ilişkin ceza sisteminde köklü bir değişiklik yasalaştı. 14 Temmuz 2026’da AK Parti milletvekillerinin imzasıyla TBMM Başkanlığı’na sunulan, 18 madde ve 7 ayrı kanunda değişiklik öngören Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Adalet Komisyonu’ndan ve TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerden geçerek 9 Ağustos 2026’da kabul edilip yasalaştı. Kanun, Cumhurbaşkanı onayının ardından Ağustos 2026 içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanunun kendi yürürlük maddesine göre, yalnızca bıçak satış yerlerine ilişkin kısıtlama 1 Aralık 2026’da yürürlüğe girecek; geri kalan tüm hükümler yayımlandığı gün doğrudan yürürlüğe girmiştir.
Bu yazıda hem “suça sürüklenen çocuk” kavramının bugüne kadar nasıl işlediğini hem de yasalaşan bu düzenlemenin getirdiği değişiklikleri, resmî TBMM kayıtlarına dayanarak madde madde ve rakamlarıyla bulacaksınız.
Karıştırılmaması gereken önemli nokta: Bu düzenleme, 31 Temmuz 2026’da Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) ile aynı düzenleme değildir. 12. Yargı Paketi’nde “suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenleme” bilinçli olarak kanuna alınmamış, ayrı bir yasal çalışmaya bırakılmıştı. Bu düzenleme, işte o çalışmadır. Ayrıca, bazı kaynaklarda bu reformun hâlâ hazırlık aşamasındaki 13. Yargı Paketi kapsamında “beklenen” bir madde olarak sunulduğu görülüyor; bu da güncelliğini yitirmiş bir bilgidir. Üç düzenleme (12. Yargı Paketi, bu kanun, 13. Yargı Paketi), farklı tarihlerde TBMM’ye ayrı ayrı sunulmuş veya sunulacak, bağımsız yasal süreçlerdir.
| Aşama | Durum |
|---|---|
| Hazırlık | ✅ Tamamlandı |
| TBMM’ye Sunulma | ✅ 14 Temmuz 2026 |
| Adalet Komisyonu | ✅ Kabul Edildi |
| Genel Kurul (Genel Görüşme) | ✅ Tamamlandı |
| Genel Kurul (Madde Görüşmeleri) | ✅ Tamamlandı, 9 Ağustos 2026’da kabul edilip yasalaştı |
| Cumhurbaşkanı Onayı / Resmî Gazete | ✅ Tamamlandı, Ağustos 2026’da yayımlanarak yürürlüğe girdi |

Suça Sürüklenen Çocuk (SSÇ) Ne Demek?
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu‘nun 3. maddesine göre suça sürüklenen çocuk; kanunlarda suç olarak tanımlanan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ya da işlediği fiil nedeniyle hakkında güvenlik tedbirine karar verilen, 18 yaşını doldurmamış kişidir.
Bu terim bilinçli bir tercih: çocuk “suçlu” olarak damgalanmıyor, “suça sürüklenmiş” bir birey olarak değerlendiriliyor. Bu yaklaşımın kökeni Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme ve Pekin (Beijing) Kuralları’na dayanıyor; felsefesi, çocuğun aile, çevre, ekonomik koşullar gibi faktörlerden etkilenerek suça yöneldiği, dolayısıyla önceliğin cezalandırmadan çok koruma ve topluma yeniden kazandırma olması gerektiği anlayışı.
Kanun yürürlüğe girmiştir; bu terim mevzuatta artık “adli süreçteki çocuk” olarak kullanılmaktadır.

Yaş Gruplarına Göre Ceza Sorumluluğu (Mevcut Sistem)
Türk Ceza Kanunu’nun 31. maddesi, çocukların cezai sorumluluğunu üç kademeye ayırır:
| Yaş Grubu | Ceza Sorumluluğu | Mevcut Uygulama |
|---|---|---|
| 0-12 yaş | Yok | Ceza kovuşturması yapılamaz; yalnızca çocuklara özgü güvenlik tedbirleri (koruyucu/destekleyici tedbirler) uygulanır. |
| 12-15 yaş | Algılama ve yönlendirme yeteneğine bağlı | Fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışını buna göre yönlendirme yeteneği varsa: ağırlaştırılmış müebbet gerektiren fiillerde 12-15 yıl, müebbet gerektiren fiillerde 9-11 yıl hapis; diğer cezalarda yarı oranında indirim, üst sınır 7 yıl. |
| 15-18 yaş | Var, indirimli | Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren fiillerde 18-24 yıl, müebbet gerektiren fiillerde 12-15 yıl hapis; diğer cezalarda üçte bir oranında indirim, üst sınır 12 yıl. |
Ayrıca: 1 yıl veya daha az hapis cezaları zorunlu olarak adli para cezasına çevrilir (TCK m.50/3) ve bu para cezası ödenmezse hapse dönüştürülemez. 15 yaşını doldurmamış çocuklar için, üst sınırı 5 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez (ÇKK m.21).
Suça Sürüklenen Çocuk Yasası Ne Değiştiriyor? Madde Madde
1) Yaş küçüklüğü indirim oranları yükseliyor
Kanun, hem 12-15 hem 15-18 yaş gruplarının ceza indirim oranlarını değiştiriyor. Sonuç olarak cezalar artıyor. TBMM’nin kabul edilen kanun metnine göre kesin rakamlar şöyle:
| Yaş Grubu | Suç Kategorisi | Mevcut Kanun (TCK m.31) | Yeni Kanun |
|---|---|---|---|
| 12-15 yaş | Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren fiil | 12-15 yıl | 13-18 yıl |
| 12-15 yaş | Müebbet gerektiren fiil | 9-11 yıl | 10-12 yıl |
| 12-15 yaş | Diğer cezalar (üst sınır) | 7 yıl | 9 yıl |
| 15-18 yaş | Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren fiil | 18-24 yıl | 19-27 yıl |
| 15-18 yaş | Müebbet gerektiren fiil | 12-15 yıl | 15-18 yıl |
| 15-18 yaş | Diğer cezalar (üst sınır) | 12 yıl | 15 yıl |
Dikkat, kaynaklar arası rakam karışıklığı: Konuyu haberleştiren bilinen bazı haber kaynaklarında 15-18 yaş grubu için “13-18 yıl” ve “10-12 yıl” rakamları verilmişti. Bu rakamlar aslında 12-15 yaş grubuna aittir, 15-18 yaş grubunun doğru rakamları yukarıda belirtildiği gibi 19-27 yıl ve 15-18 yıldır. Bu rakamlar, kanunun TBMM tarafından kabul edilen tam metnine dayanarak doğrulanmıştır.
2) 15-18 yaş grubuna gerçek müebbet hapis cezası verilebilecek

Bu, kanunun en tartışmalı maddesi. Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar için, hakime yaş indirimini hiç uygulamama takdiri tanınıyor. Genel Kurul’da kabul edilen bir önergeyle, “ağırlaşmış yaralama” burada özellikle şu sonuçlardan birine yol açan hâllerle sınırlandırıldı: mağdurun iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesi, bir duyu veya organ işlevini kaybetmesi, konuşma ya da çocuk yapma yeteneğini kaybetmesi, yüzünde sürekli değişiklik oluşması, gebe bir kadına karşı işlenip düşüğe sebep olması veya ölümle sonuçlanması.
Hakim, karar verirken şu kriterlerden birini veya birkaçını dikkate alacak:
- Kasta dayalı kusurun ağırlığı
- Güdülen amaç ve saik
- Suçun işleniş şekli
- Daha önce kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûm olma
Hakim bu takdiri kullanıp yaş indirimini uygulamazsa, çocuğa yukarıdaki indirimli rakamlar değil doğrudan yetişkin cezası (yani gerçek müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis) verilebilecek. 12-15 yaş grubu için ise hakime, kendi yaş grubunun rejimi yerine bir üst grubun (15-18 yaş) rejimini uygulama yetkisi tanınıyor.
Tekerrür yaşı da düşürülüyor: Kanunun ‘Suçta Tekerrür ve Özel Tehlikeli Suçlular’ hükmünde yapılan değişiklikle, tekerrür hükümlerinin uygulanmasındaki yaş istisnası 18’den 15’e düşürülüyor. Buna göre, suçu işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında, işledikleri suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanmayacak; 15-18 yaş grubundaki çocuklar ise artık tekerrür hükümlerine tabi olabilecek.
3) Aile ve ebeveyn sorumluluğu artırılıyor
Kanun, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek yükümlülüğünü ihmal eden ebeveynlere yönelik cezaları da artırıyor (TCK m.233):
- Yükümlülük ihlali cezası: “1 yıla kadar” hapisten → “3 aydan 2 yıla kadar”
- Hamile eşini/birlikte yaşadığı kadını çaresiz durumda terk etme cezası: “3 aydan 1 yıla” → “6 aydan 2 yıla”
- Bu ihmaller nedeniyle çocuk kasten öldürme veya ağırlaşmış yaralama suçu işlerse, şikâyet aranmaksızın ebeveynin cezası yarısından iki katına kadar artırılacak.
- Alkol/uyuşturucu bağımlılığı, onur kırıcı davranışlarla çocuğun ahlak, güvenlik ve sağlığını tehlikeye sokan ebeveyne verilen ceza: “3 aydan 1 yıla” → “1 yıldan 3 yıla”
Ayrıca, çocuk hakkında verilen koruyucu/destekleyici tedbir kararlarına uymayan ana, baba veya vasiye, çocuk hâkimi kararıyla 3 günden 10 güne kadar tazyik hapsi uygulanabilecek.
4) “Yönlendirme Tedbirleri”: beş yeni tedbir türü
Ceza sorumluluğu bulunmayan çocuklar için Çocuk Koruma Kanunu’na eklenen yeni bir güvenlik tedbiri kategorisi:
- Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri: 20-300 saat arasında spor kulübü, gençlik merkezi gibi kurumlarda görev alma.
- Dijital risklerden korunma tedbiri: Telefon/bilgisayar gibi cihazların, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığının denetimine 3 aydan 2 yıla kadar açılması, riskli platformlara erişimin engellenmesi.
- Kitap ve kütüphane tedbiri: 20-300 saat kütüphane/okuma faaliyeti.
- Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri: 20-300 saat çevre temizliği, ağaçlandırma faaliyeti.
- Bağımlılık tedbiri: Tütün, alkol, kumar, uyuşturucu bağımlılığı için tedavi/rehabilitasyon programı.
Bu tedbirler, HAGB (Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması) kararı verilen çocuklar için denetimli serbestlik tedbiri olarak da uygulanabilecek. Ayrıca suça konu malın değeri azsa, HAGB kararı için zarar giderim şartı aranmayabilecek.
5) İnfaz sisteminde değişiklik
Bugün çocuk hükümlüler belirli şartlarda doğrudan çocuk eğitimevlerinde cezalarını çekebiliyor. Kanunla bu kural değişiyor: infaza artık önce çocuk kapalı ceza infaz kurumunda başlanacak, iyi hallilik tespit edilirse eğitimevine ayrılabilecek. Eğitimevine geçiş kararını, en geç üç ayda bir toplanan bir idare ve gözlem kurulu verecek; kurulda psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliği Çocuk Hakları Komisyonu’nun görevlendireceği bir avukat gibi en az bir uzman yer alacak.
İstisna: Kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az, taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az hapis cezası alan çocuk hükümlüler doğrudan eğitimevine gönderilebilecek. Kanunun kendi metninde bu istisnanın terör veya örgüt suçlarını kapsayıp kapsamadığına dair açık bir hüküm bulunmuyor; kanun, “çocuk hükümlülerin suç ve ceza türlerine göre çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına ilişkin usul ve esasların yönetmelikte gösterileceğini” öngörüyor. Yani bu ayrım, kanunun kendisinde değil, ileride çıkarılacak yönetmelikte netleşecek. Eğitimevindeyken firar eden veya başka bir fiilden tutuklanan çocuklar kapalı ceza infaz kurumuna iade edilecek veya odaya kapatma disiplin cezası alacak; tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocukların yeniden değerlendirilme süresi 6 ayı geçemeyecek. Kapalı ceza infaz kurumlarına yerleştirmede cinsiyet ve fiziki gelişim durumunun yanı sıra suç türü de dikkate alınacak.
Ayrıca, hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği sürede geçerli olan ‘her 1 günün 2 gün sayılması’ kuralı; kasten öldürme, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal/ticareti ve örgüt kurma suçlarında artık uygulanmayacak.
6) Silah ve bıçak güvenliğine ilişkin yeni suç ve kabahatler
- Ateşli silahını dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edip çocuğun ele geçirmesine neden olan kişiye 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası (6136 sayılı Kanun’a eklenen yeni suç). Bu madde 7 Ağustos 2026’da Genel Kurul’da kabul edilmiştir.
- Kabahatler Kanunu’na eklenen “Amaç dışı bıçak taşıma” maddesiyle, ruhsatlı satış yerleri dışında bıçak satışı, 18 yaş altına satılması ve çocuklar tarafından satın alınması/taşınması yasaklanıyor. İhlalde 5.000 TL, nitelik/sayı bakımından vahim hallerde 10.000 TL idari para cezası; satıcının bildirim yapmaması hâlinde ayrıca 5.000 TL ceza öngörülüyor.
7) Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yeni usul güvencesi
15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme raporu alınmadan düzenlenen iddianame, mahkeme tarafından 15 gün içinde incelenip eksiklik gerekçesiyle Cumhuriyet Başsavcılığına iade edilecek (CMK m.174). Ayrıca 15 yaş altı çocuk için sosyal inceleme yaptırılması artık zorunlu; 15 yaş üstü için yaptırılmazsa gerekçesinin iddianame veya kararda gösterilmesi gerekecek.
8) Acil korunma kararı için yeni ve hızlı bir süreç
Akıl hastalığı, madde bağımlılığı veya bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları için ciddi tehlike oluşturan bir çocuk sağlık kurumuna geldiğinde: 24 saat içinde uzman tabip raporu, aynı gün çocuk hâkimine başvuru, 48 saat içinde 3 uzman hekimden oluşan sağlık kurulu raporu ve hâkimin 48 saat içinde karar vermesi öngörülüyor.
Suça Sürüklenen Çocuk Yasası Neden Gündeme Geldi?
Kanunun gerekçesinde, son dönemde çocuklar tarafından işlenen ağır şiddet olaylarının, bıçaklı/silahlı saldırıların ve akran zorbalığının suç boyutuna ulaşan örneklerinin “meselenin vahametini artırdığı” belirtiliyor. Kamuoyunda geniş yankı uyandıran Ahmet Minguzzi ve Atlas Çağlayan davaları, kanunun hazırlanma sürecinde sıkça referans gösterilen olaylar arasında.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, Genel Kurul’daki görüşmelerde kanunun amacını şöyle özetledi: “Örgütlü suç yapılarının çocuklara sağlanan hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullanarak onları suçun bir faili değil adeta bir aracı hâline getirmeye çalışmaları” karşısında mevcut sistemin gözden geçirilmesi gerektiği. Yüksel ayrıca çocuğun üstün yararı ilkesinin korunduğunu, ancak bu ilkenin “mağdurların haklarını, kamu düzenini ve toplum güvenliğini tamamen göz ardı eden mutlak bir ayrıcalık” olarak yorumlanamayacağını vurguladı.
Muhalefet partileri kanuna farklı açılardan eleştiri yöneltti: CHP’den Barış Bektaş, düzenlemenin çocuk lehine infaz hükümlerini daralttığını ve kapalı ceza infaz kurumlarını esas alan yeni bir anlayış benimsediğini savundu; DEM Parti’den Dilan Kunt Ayan, düzenlemenin sonuçlarının geri dönülmez olacağını ifade etti. İYİ Parti ve MHP’den milletvekilleri ise yaş indiriminin hâkim takdirine bağlanmasını ve tekerrür yaşının düşürülmesini isabetli bulduklarını belirtti.
Yakalama ve Soruşturma Sürecinde Çocuğun Hakları
Reform tartışmalarından bağımsız olarak, bugün yürürlükte olan usul güvenceleri şöyle işliyor (Türkiye Barolar Birliği’nin çocuk adalet sistemi eğitim materyaline göre):
- 12 yaşından küçük çocuklar suç nedeniyle yakalanamaz. Yalnızca kimlik tespiti amacıyla yakalanıp sonrasında serbest bırakılabilir.
- Kelepçe yasağı: Çocukların naklinde zincir, kelepçe ve benzeri araçlar kullanılamaz; bu kural tutuklu çocuklar için de geçerlidir (ÇKK m.18).
- “4 Telefon Kuralı”: Yakalanan çocuk hakkında dört ayrı yere bildirim zorunludur: Cumhuriyet savcısı, Baro, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı İl/İlçe Müdürlüğü ve çocuğun ailesi (ÇKKY m.16/3).
- İfade kolluk tarafından alınamaz: SSÇ’nin ifadesi yalnızca Cumhuriyet savcısı (soruşturmada) veya mahkeme (kovuşturmada) tarafından alınabilir; yer gösterme işlemi de ifade sayıldığından kolluk tarafından yaptırılamaz. Aksi hâlde alınan ifade, müdafi huzurunda alınmış olsa bile hükme esas teşkil edemez.
- Sosyal Çalışma Görevlisi (SÇG): İfade veya duruşma sırasında çocuğun yanında bulunabilir; çocuğu işleme hazırlar, sosyal inceleme raporu hazırlar.
- Zorunlu müdafilik: 18 yaşından küçük çocukların soruşturma ve kovuşturmanın her aşamasında bir avukat tarafından savunulması zorunludur; maddi durumu yetersizse baro tarafından ücretsiz avukat atanır.
Tutuklama ve Yargılama Süreci
- Tutuklama yasağı: 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında, üst sınırı 5 yılı aşmayan hapis cezası gerektiren suçlarda tutuklama kararı verilemez (ÇKK m.21). Genel kuralda da (CMK m.100/4) üst sınırı 2 yıldan fazla olmayan suçlarda tutuklama yasağı geçerlidir. Bu güvencelere rağmen hukuka aykırı bir tutuklama söz konusu olursa, haksız tutuklama tazminatı talep edilmesi mümkündür.
- Son çare ilkesi: Tutuklamaya başvurulmadan önce adli kontrol gibi daha hafif tedbirlerin neden yeterli olmadığının gerekçelendirilmesi gerekir.
- Kapalı duruşma: SSÇ hakkındaki yargılamalar kapalı yapılır; çocuğun kimliği gizli tutulur. Kapalı duruşmanın içeriğinin yayımlanması TCK m.286 kapsamında suçtur.
- Görevli mahkemeler: Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda çocuk mahkemeleri (tek hâkimli, savcısız), ağır ceza kapsamındaki suçlarda ise çocuk ağır ceza mahkemeleri (heyet halinde, savcılı) yargılama yapar.
- Birleştirme kuralı: Çocuğun bir yetişkinle birlikte suç işlemesi hâlinde soruşturma ve kovuşturma ayrı yürütülür; kovuşturma aşamasında birleştirme zorunluysa dava genel mahkemede birleştirilir. Bu, çocuğu çocuk adalet sistemi dışına çıkardığından istisnai ve hassas bir karardır.
Doğru Bilinen Yanlışlar
“Terör suçundan mahkûm çocuk hiçbir zaman eğitimevine gidemeyecek”
Kesin değil. Kanunun kendi metni bu konuda açık bir istisna içermiyor; çocuk eğitimevlerine ayrılma usulü ileride çıkarılacak bir yönetmelikte belirlenecek.
“Çocuğun ikrarı tek başına yeterlidir, dosya kapanır”
Yanlış. Beyan, elde edilme biçimi ve diğer delillerle birlikte değerlendirilir. Müdafisiz alınıp mahkeme huzurunda doğrulanmayan bir ifade hükme esas alınamaz.
“Aile, avukatın yerine geçebilir”
Yanlış. Zorunlu müdafilik güvencesi, çocuk veya ailesi avukat istemese bile devam eder; anne, baba veya vasi bu yükümlülüğü üstlenemez.
Ailelerin Dikkat Etmesi Gerekenler
Süreç boyunca aile için iki farklı öncelik var: delil ve belge güvenliği, ve çocuğun psikolojik bütünlüğü.
Delil ve belge tarafında:
- Kamera kayıtları ve dijital verilerin silinmeden önce talep edilmesini sağlayın; bu süre kısıtlıdır.
- Yakalama ve muayene tutanaklarının bir örneğini mutlaka alın.
- Çocuğun eğitim ve gelişim geçmişine dair belgeleri (okul raporları, varsa terapi/danışmanlık kayıtları) saklayın; sosyal inceleme raporunda referans olabilir.
- Tutuklama, adli kontrol veya tedbir kararlarına karşı kanun yolu sürelerini kaçırmayın.
Çocuğun bütünlüğü tarafında:
- İfade öncesinde çocuğun müdafiyle görüşmesini sağlayın; bu bir tercih değil, kanuni haktır.
- Çocuğu olayı defalarca “anlatmaya” zorlamayın; tekrar eden anlatım, gerçek hafıza ile sonradan edinilen bilginin karışmasına yol açabilir.
- Dosya içeriğini veya çocuğun kimliğini hiçbir şekilde sosyal medyada paylaşmayın; bu, kapalı duruşma güvencesini bizzat ailenin ihlal etmesi anlamına gelebilir.
- Panikle çocuğu belirli bir anlatıma yönlendirmeyin; bu, savunmanın güvenilirliğini zedeler.
Suça Sürüklenen Çocuklar Hakkında Sıkça Sorulan Sorular
Suça sürüklenen çocuk ceza alır mı?
Evet, yaş grubuna göre değişen oranlarda ceza veya güvenlik tedbiri uygulanabilir. 12 yaşından küçük çocuklara ceza verilmez, yalnızca koruyucu tedbir uygulanır. 12-15 ve 15-18 yaş gruplarında ise indirimli de olsa ceza sorumluluğu mevcuttur.
Suça sürüklenen çocuk ne demek?
Kanunlarda suç sayılan bir fiili işlediği iddiasıyla hakkında soruşturma veya kovuşturma yürütülen ya da bu fiil nedeniyle güvenlik tedbirine karar verilen 18 yaş altındaki kişidir. Kanun yürürlüğe girmiştir; bu ifade artık “adli süreçteki çocuk” olarak kullanılmaktadır.
17 yaşında suça sürüklenen çocuğun cezası nedir?
17 yaş, 15-18 yaş grubuna girer. Mevcut sistemde ağırlaştırılmış müebbet gerektiren fiillerde 18-24 yıl, müebbet gerektiren fiillerde 12-15 yıl hapis öngörülür. Kanun yürürlüğe girmiştir; bu rakamlar artık sırasıyla 19-27 yıl ve 15-18 yıldır. Kasten öldürme gibi suçlarda hâkim yaş indirimini hiç uygulamayabileceğinden müebbet hapis cezası da mümkün hâle gelmiştir.
Suça sürüklenen çocuğun ifadesi nasıl alınır?
İfade kolluk tarafından alınamaz; yalnızca Cumhuriyet savcısı veya mahkeme tarafından, müdafi eşliğinde alınabilir. Gerekli hâllerde sosyal çalışma görevlisi de ifade sırasında hazır bulunabilir.
Dava dosyasında “suça sürüklenen çocuk” ne demek?
Dava veya soruşturma dosyasında bu ifade, o dosyadaki 18 yaş altı kişinin sanık ya da şüpheli değil, “suça sürüklenen çocuk (SSÇ)” sıfatıyla yer aldığı anlamına gelir. Bu sıfat, dosyanın çocuk mahkemesi veya çocuk ağır ceza mahkemesi tarafından, yetişkinlerden farklı usul ve güvencelerle yürütüleceğini gösterir.
Suça sürüklenen çocuk kaç yaşına kadardır?
18 yaşını doldurmamış herkes bu kapsamdadır. 12 yaşından küçüklerin cezai sorumluluğu yoktur; 12-15 ve 15-18 yaş grupları ise farklı oranlarda indirimli ceza sorumluluğuna tabidir.
Suça sürüklenen çocuğun adli sicil kaydı (sabıkası) olur mu?
Çocuklar hakkında verilen mahkûmiyet kararları, yetişkinlerin adli sicil kaydından ayrı, yalnızca yetkili makamların erişebildiği özel bir sistemde tutulur ve üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Belirli şartların oluşması hâlinde bu kayıtlar silinebilir.
Kanun, davası zaten süren çocuklar için de geçerli mi?
Evet, kural nettir: fail lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2). Dava henüz sürüyorsa, mahkeme eski ve yeni hükmü karşılaştırıp çocuk için daha lehe olanı uygular. Kanunun tam metnini incelediğimizde, bu genel ilkeyi değiştiren özel bir geçiş hükmü veya geçici madde bulunmadığını gördük. Yeni kanun bazı suçlarda cezayı artırdığından, suç tarihinde yürürlükte olan eski (daha lehe) hüküm uygulanmaya devam edebilir. Dosyanıza özgü kesin değerlendirme için bir ceza hukuku avukatına danışmanız gerekir.
Yeni yasa yürürlüğe girdi mi?
Evet. Kanun 9 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmış, Cumhurbaşkanı onayının ardından Ağustos 2026 içinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Bıçak satışına ilişkin kısıtlama hariç (1 Aralık 2026), tüm hükümler yayım tarihinden itibaren uygulanmaktadır.
12. Yargı Paketi ile bu kanun aynı mı?
Hayır. 12. Yargı Paketi (7589 sayılı Kanun) 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girmiş ayrı bir düzenlemedir ve suça sürüklenen çocuklara ilişkin herhangi bir hüküm içermez. Bu konu, 12. Yargı Paketi’nden bilinçli olarak çıkarılıp ayrı bir kanun teklifine bırakılmıştır.
Sonuç
Suça Sürüklenen Çocuk Yasası, 9 Ağustos 2026’da TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaşmıştır. Yürürlüğe girmesi için son adım Cumhurbaşkanı onayı ve Resmî Gazete’de yayımlanmasıdır. Yargı pratiğini en derinden etkileyecek düzenlemeler şunlardır: yaş küçüklüğü indirim oranlarının daraltılması, 15-18 yaş grubunda kasten öldürme ve tanımlı ağır sonuçlara yol açan yaralamalarda yaş indiriminin hâkim takdirine bağlanması, “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin “adli süreçteki çocuk” olarak değiştirilmesi, tekerrür hükümlerindeki yaş istisnasının 18’den 15’e düşürülmesi, aile ve ebeveyn sorumluluğunun artırılması ve infazda önceliğin kapalı ceza infaz kurumuna verilmesi.
Kanun Resmî Gazete’de yayımlandığında bu sayfa güncellenecektir.
Hukuki durumunuz açısından bu düzenlemenin olası etkilerini değerlendirmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
DCA Hukuk & Danışmanlık, Av. Duhan Can Aksoy tarafından kanunun TBMM tarafından kabul edilen tam metni, Genel Kurul kabul tutanağı ve Türkiye Barolar Birliği’nin çocuk adalet sistemi eğitim materyali esas alınarak hazırlanmıştır. Son Güncelleme: 7 Eylül 2026
