g-82 ve g-87 tahdit kodu rehberi iptal davası ve idari itiraz süreci

G-82 ve G-87 Tahdit Kodu Nedir? Nasıl Kaldırılır? (Güncel Rehber)

İçindekiler

G-82 ve G-87, yabancılar hukuku kapsamında Göç İdaresi’nin yabancılar hakkında işlediği tahdit kodlarıdır. G-82, girişi fiilen engelleyebilen bir tahdit kaydıdır; G-87 ise genel güvenlik açısından tehlike arz eden kişiler için uygulanır. Her iki kodda da “sistemde kod var” bilgisi tek başına bir şey ifade etmez; asıl mesele kodun hangi idari işleme (giriş yasağı, sınır dışı kararı, ikamet iptali) bağlandığıdır. Kod, dosyanın yapısına göre idareye kaldırma başvurusu, idare mahkemesinde iptal davası veya ön izin yollarıyla kaldırılabilir.

📞 Acil hukuki destek: 0543 674 84 09 | 📧 info@dcahukuk.com | 💬 WhatsApp: wa.me/+905436748409

Tahdit Kodu Nedir?

Tahdit kodu, Göç İdaresi ve ilgili kurumların yabancı hakkında işlem tesis ederken kullandığı idari kayıt mekanizmasıdır; kanunda tek tek sayılan resmî bir liste olarak yer almaz, uygulamada ortaya çıkan bir sistemdir.

Bu kodlar bazen yabancının ülkeye girişinin engellenmesine, bazen ön izne bağlanmasına, bazen de sınır dışı kararı veya giriş yasağıyla birlikte değerlendirilerek ağır hukuki sonuçlar doğurabilir.

G-82 Tahdit Kodu Ne Anlama Gelir?

G-82, yabancının Türkiye’ye girişini fiilen engelleyebilen ve bazı dosyalarda sınır dışı kararına benzer sonuçlar doğurabilen bir tahdit kaydıdır. Uygulamada özellikle milli güvenlik aleyhine faaliyette bulunulduğu veya bu yönde şüphe bulunduğu değerlendirilen yabancılar için tesis edilir.

Yargısal içtihatlarda öne çıkan husus şudur: Bazen yabancı hakkında doğrudan “sınır dışı etme kararı” tebliğ edilmeksizin, yalnızca tahdit kodu nedeniyle ülkeye giriş engellenebilmekte veya Türkiye’deki hukuki statü ciddi biçimde zayıflayabilmektedir. Kod genellikle süresiz uygulanır; kendiliğinden kalkması beklenmez, ancak idari itiraz veya dava yoluyla iptali mümkündür.

G-82 ile karşılaşıldığında yalnızca “kod var mı?” sorusu sorulmamalı; şu sorular da netleştirilmelidir: Koda bağlı ayrıca giriş yasağı kararı var mı? Ön izin şartı uygulanıyor mu? Başka bir sınır dışı kararı mevcut mu? İkamet izni iptal edildi mi? Kişi fiilen ülkeye giremiyor mu?

G-87 Tahdit Kodu Ne Anlama Gelir?

G-87, “genel güvenlik açısından tehlike arz eden kişiler” için uygulanan ve çoğu zaman Türkiye’ye giriş yasağı veya sınır dışı süreciyle birlikte görülen bir tahdit kodudur.

Mevzuatta G-87’yi tek başına tanımlayan açık bir kanun maddesi bulunmamakla birlikte, yargı kararlarında bu kodun kamu güvenliği ve kamu düzeni değerlendirmeleriyle birlikte ele alındığı görülür. G-87 kodunun varlığı, işlemin tartışmasız hukuka uygun olduğu anlamına gelmez: idarenin bu kodu hangi somut gerekçeyle işlediği, hangi veriye dayandığı ve yalnızca kalıp ifadelerle mi tesis edildiği ayrıca incelenmelidir. Yalnızca “şüphe” veya soyut değerlendirmelere dayanılarak konulan kodlar, yargısal denetimde iptal riskiyle karşılaşır.

G-82 ve G-87 Kodları Hangi Hukuki Sonuçları Doğurur?

Sonuç dosyanın niteliğine göre değişir; ancak en sık görülen etkiler şunlardır: sınır kapısında girişin engellenmesi, giriş yasağı veya ön izin şartı, ikamet izni başvurusunun veya uzatmanın olumsuz etkilenmesi, mevcut ikamet statüsünün veya geçici koruma statüsünün zayıflaması ya da iptali, vatandaşlık başvurularının olumsuz etkilenmesi ve sınır dışı etme kararıyla birlikte veya ona yakın sonuç doğuracak şekilde işlem tesis edilmesi.

Her tahdit kodu aynı hukuki sonucu doğurmaz. Bu nedenle kodun hangi idari işleme bağlandığı mutlaka tespit edilmelidir: bazen kişi hakkında yalnızca kod bulunur, bazen bu koda ayrıca giriş yasağı, ön izin şartı, ikamet iptali veya sınır dışı kararı eşlik eder. Sağlıklı hukuki değerlendirme, kodu tek başına değil, ona bağlı tüm idari işlem zinciriyle birlikte ele almalıdır.

Bu Tahdit Kodları Neden Konulur?

Bu kodların konulma gerekçesi çoğu zaman kamu düzeni, kamu güvenliği, güvenlik tahkikatı, istihbari bilgi, adli süreçler veya yabancının Türkiye’ye girişinde sakınca bulunduğuna ilişkin idari değerlendirmelerle bağlantılıdır.

İdare, güvenlik kurumlarından ve ilgili kamu otoritelerinden bilgi alabilir; fakat bu bilgiye dayanarak tesis ettiği işlemler yargı denetimi dışında kalamaz. G-82 veya G-87 kodu konulmuş olması tek başına mutlak doğruluk karinesi yaratmaz. İdare işlem tesis ederken somut olayın koşullarını, yabancının kişisel durumunu ve işlemin doğurduğu sonuçları dikkate almak zorundadır; özellikle aile birliği, çocukların durumu, uzun süreli ikamet, çalışma hayatı ve Türkiye ile kurulan sosyal bağlar göz ardı edilemez.

Sisteme İşlenen Kod Nasıl Öğrenilir?

Kod çoğu zaman yabancı tarafından önceden açıkça bilinmez; genellikle şu aşamalarda ortaya çıkar: sınır kapısında giriş talebinde, vize başvurusunun reddinde, ikamet başvurusu veya uzatma işleminde, vatandaşlık başvurusundaki güvenlik incelemesinde, idareye yapılan başvuruya verilen cevapta veya avukat aracılığıyla yürütülen hukuki incelemede.

Kişi yalnızca “hakkınızda kod var” şeklinde sözlü bir bilgiyle yetinmemelidir. Hangi kodun işlendiği, hangi tarihte sisteme girdiği, hangi idarenin veri girişi yaptığı ve buna bağlı başka bir işlem bulunup bulunmadığı netleştirilmelidir. Bazı dosyalarda tahdit koduna ek olarak giriş yasağı, ön izin şartı, ikamet izni iptali veya sınır dışı kararı da bulunur.

G-82 ve G-87 Nasıl Kaldırılır?

Tek bir standart yol yoktur; doğru yöntem kodun sonucuna ve dosyanın yapısına göre değişir. Üç ana yol vardır: idareye kaldırma başvurusu, idare mahkemesinde iptal davası ve ön izin/belirli süreli giriş izni değerlendirmesi.

1. İdareye Kaldırma Başvurusu Tahdit kodu hatalı işlendiyse, dayanağını oluşturan olgular ortadan kalkmışsa, adli süreç beraat veya takipsizlikle sonuçlanmışsa ya da işlem artık uygulanabilirliğini yitirmişse, idareye kaldırma talebiyle başvurulabilir. Bu başvuruda kodun neden kaldırılması gerektiği somut belgelerle gösterilmelidir. (Deport ve tahdit kaldırma süreçleri hakkında detaylı bilgi alabilirsiniz.)

2. İdare Mahkemesinde İptal Davası Kod fiilen ülkeye girişin engellenmesine yol açıyorsa, giriş yasağı niteliği doğuruyorsa, kaldırma talebi reddedildiyse veya yabancının hukuki statüsünü ağır biçimde etkiliyorsa iptal davası gündeme gelir. Dava konusu bazen doğrudan tahdit kodu, bazen kaldırma talebinin reddi, bazen de kodun sonucu olarak tesis edilen giriş yasağı veya ilgili idari işlem olabilir.

3. Ön İzin veya Belirli Süreli Giriş İzni 6458 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca bazı durumlarda giriş yasağı veya güvenlik temelli kısıtlama tamamen kaldırılmadan da ön izin veya belirli süreli giriş imkânı gündeme gelebilir. Aile birleşimi, sağlık, eğitim veya yargısal zorunluluk gibi nedenler bu yolda önem taşıyabilir.

Kodun kaldırılması talebinde amaç yalnızca teknik veri kaydını sildirmek değildir; asıl mesele bu kodun doğurduğu hukuki sonucu ortadan kaldırmaktır. Eğer kod ile birlikte idari gözetim kararı da verildiyse, bu karara ayrıca idari gözetim kararına itiraz yoluyla sulh ceza hâkimliğinde itiraz edilebilir.

Kodun kaldırılması talebinde amaç yalnızca teknik veri kaydını sildirmek değildir; asıl mesele bu kodun doğurduğu hukuki sonucu ortadan kaldırmaktır. Eğer kod ile birlikte idari gözetim kararı da verildiyse, bu karara ayrıca idari gözetim kararına itiraz yoluyla sulh ceza hâkimliğinde itiraz edilebilir.

Bu Kodlara Karşı Dava Açılabilir mi?

Evet, açılabilir. Ancak dava konusu işlemin doğru belirlenmesi kritik önemdedir: bazı dosyalarda doğrudan kod kaydının iptali talep edilir, bazılarında kaldırma başvurusunun reddi dava konusu yapılır, bazı durumlarda ise kodun sonucu olan giriş yasağı, ülkeye kabul edilmeme, ikamet iptali veya sınır dışı kararı esas alınır.

Dava stratejisi kurulurken şu sorular mutlaka sorulmalıdır: G-82 veya G-87 kodunu hangi makam işlemiş? Bu kod tek başına mı var, yoksa giriş yasağı kararıyla mı birlikte uygulanıyor? Kişi fiilen ülkeye giremiyor mu? Ayrıca sınır dışı kararı bulunuyor mu? İkamet izni iptal edilmiş mi? Ön izin süreci işletilmiş mi? Önceden idareye kaldırma başvurusu yapılmış mı?

Dava Açma Süresi Ne Kadar?

Süre, dava konusu işlemin türüne göre değişir. Doğrudan sınır dışı etme kararı da mevcutsa, 6458 sayılı Kanun’un 53. maddesindeki özel süre devreye girer ve tebliğden itibaren 7 gün içinde idare mahkemesine başvurulmalıdır. Doğrudan tahdit kodu, giriş yasağı veya kaldırma talebinin reddi gibi işlemlerde ise genel idari yargı süreleri ayrıca değerlendirilir.

Kodun çoğu zaman açık bir tebligatla değil, fiilî öğrenme yoluyla ortaya çıkması en önemli sorunlardan biridir; bu nedenle somut olayda sürenin ne zaman başladığı ayrıca incelenmelidir. Dosyanın türü yanlış değerlendirilirse süre kaybı yaşanabilir ve dava açma hakkı ortadan kalkabilir. Bu nedenle G-82 ve G-87 dosyalarında ilk iş, yalnızca kodu değil, ona bağlı idari işlemleri ve dava süresi rejimini birlikte analiz etmektir. Sınır dışı kararına itiraz sürecinde bu süreye özellikle dikkat edilmelidir.

G-82 ve G-87, Sınır Dışı Kararıyla Bağlantılı Olabilir mi?

Evet, olabilir. Bu kodlar bazen doğrudan sınır dışı kararıyla birlikte gündeme gelir, bazen de fiilen sınır dışı kararına benzer sonuçlar doğurur: kişinin ülkeye girememesi, mevcut ikamet düzeninin sona ermesi veya Türkiye’ye dönüşünün engellenmesi pratikte son derece ağır hukuki etkilerdir.

Dosyada ayrıca sınır dışı kararı varsa, özel dava süresi ve farklı yargı yoluna ilişkin hükümler devreye girer; böyle durumlarda hem tahdit kodu hem sınır dışı kararı birlikte değerlendirilmeli, gerekirse deport kaldırma süreci ayrıca yürütülmelidir.

G-82 ve G-87, Vatandaşlık Başvurusunu Etkiler mi?

Evet, etkileyebilir. Güvenlik, kamu düzeni veya yurda girişte sakınca bakımından değerlendirmeye konu olan kayıtlar, vatandaşlık başvurularında ciddi etkiler doğurabilir.

Kişi uzun süredir Türkiye’de yaşıyor, ailesi burada bulunuyor ve diğer şartları taşıyor olsa bile, sistemdeki bu tür kodlar vatandaşlık incelemesinde olumsuz değerlendirmeye yol açabilir. Bazı dosyalarda asıl sorun doğrudan vatandaşlık başvurusu değil, bu başvuruya olumsuz etki eden tahdit kaydının varlığıdır. Bu nedenle vatandaşlık süreci ile tahdit kodu meselesi çoğu zaman birlikte ele alınmalıdır.

Avukat Gözüyle En Kritik Pratik Hata

En sık yapılan hata, G-82 ve G-87 kodunu sadece teknik bir sistem kaydı gibi görmektir; oysa asıl mesele çoğu zaman kodun kendisinden çok doğurduğu hukuki sonuçtur.

Kişi ülkeye giremiyorsa, çalışma ve aile hayatı bozuluyorsa, vatandaşlık süreci etkileniyorsa veya sınır dışı riski doğuyorsa, mesele yalnızca “kodu sildirmek” olmaktan çıkar. İkinci büyük hata, dava konusu işlemi yanlış belirlemektir: bazen doğrudan tahdit kodu yerine giriş yasağı davası yapılmalıdır, bazen kaldırma talebinin reddi esas alınmalıdır, bazen de dosyada ayrıca sınır dışı kararı bulunduğu için özel süre ve farklı dava stratejisi uygulanmalıdır. Bu ayrım yapılmadan hareket edilmesi hak kaybına yol açabilir.

Diğer Tahdit Kodları

Yabancılar hukuku uygulamasında G-82 ve G-87 dışında da çok sayıda tahdit kodu vardır; bir kısmı giriş ihlalleriyle, bir kısmı adli süreçlerle, bir kısmı ikamet ve çalışma izni ihlalleriyle bağlantılıdır. Aynı güvenlik grubunda yer alan ve resmî bir tanımı bulunmayan G-99 tahdit kodu için ayrı bir rehber hazırladık.

Ç Kodları (Çıkış / İhlal Kaynaklı)
KodAçıklama
Ç-113Yasadışı giriş-çıkış yapanlar
Ç-114Haklarında adli işlem yapılan yabancılar
Ç-115Cezaevinden tahliye olanlar
Ç-116Genel ahlak ve kamu sağlığını tehlikeye atanlar
Ç-117Kaçak çalışanlar
Ç-118İkamet izni iptal edilenler
Ç-119Kaçak çalışmanın para cezasını ödemeyenler
Ç-120Vize/ikamet ihlali kaynaklı para cezasını ödemeyenler
Ç-135YUKK m.102 kapsamı idari para cezasını ödemeyenler
Ç-136Seyahat masraflarını ödemeyenler
Ç-137Terke davet edilenler
G Kodları (Güvenlik / Giriş Kaynaklı)
KodAçıklama
G-78Bulaşıcı hastalık taşıyan yabancılar
G-82Girişi fiilen engelleyebilen tahdit kaydı
G-87Genel güvenlik açısından tehlike arz edenler
G-99Kamu düzeni ve güvenliği değerlendirmesine dayanan idari kayıt; giriş engeli veya ön izinle birlikte görülür
Diğer Kodlar
KodAçıklama
V-69İkamet izni iptal edilenler
V-70Sahte evlilik
N-99İnterpol kodu
Bu kodların her biri farklı hukuki sonuç doğurur ve farklı başvuru yollarını gerektirir. Kodun adını bilmek yetmez; o kodun somut dosyada ne anlama geldiğini ve hangi idari işlem zinciriyle bağlantılı olduğunu analiz etmek şarttır.

G-82 ve G-87 Tahdit Kodu Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

G-82 ve G-87 tahdit kodu arasındaki fark nedir?

G-82, girişi fiilen engelleyebilen ve milli güvenlik aleyhine faaliyet şüphesiyle ilişkilendirilen bir tahdit kaydıdır; G-87 ise daha genel kapsamlı olup kamu düzeni ve genel güvenlik açısından tehlike arz eden kişiler için uygulanır. İkisi de giriş yasağı ve sınır dışı süreciyle bağlantılı olabilir, ancak dayandıkları değerlendirme ölçütü farklıdır.

G-82 veya G-87 kodu kaç yılda kalkar?

Her iki kod da genellikle süresiz uygulanır ve kendiliğinden kalkması beklenmez. İdari itiraz veya iptal davasıyla kaldırılmadıkça kod sistemde kalıcı olarak yer alır.

G-82 ve G-87 kodu olan biri Türkiye’ye hiç giremez mi?

Kural olarak giremez; ancak bazı özel ve sınırlı hallerde ön izin veya belirli süreli giriş imkânı değerlendirilebilir. Bu imkân kodu ortadan kaldırmaz, yalnızca geçici ve istisnai bir çözüm sunar

Tahdit kodu kaldırılmadan sınır dışı kararına itiraz edilebilir mi?

Evet, ikisi ayrı işlemlerdir ve ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Dosyada hem tahdit kodu hem de sınır dışı kararı varsa, sınır dışı kararına karşı kendi özel süresi içinde ayrıca itiraz/dava yoluna gidilmesi gerekir.

İdareye itiraz mı, doğrudan dava mı açmak daha doğru?

Bu, dosyanın niteliğine göre değişir. Bazı durumlarda önce idareye kaldırma başvurusu yapılması, bazı durumlarda ise doğrudan idare mahkemesinde iptal davası açılması daha isabetli olabilir; hangi yolun seçileceği kodun bağlı olduğu idari işlem zincirine göre belirlenmelidir.

Süreyi kaçırırsam ne olur?

Kanunda öngörülen süre (örneğin sınır dışı kararına bağlı işlemlerde YUKK m.53 uyarınca 7 gün) kaçırılırsa, o işleme karşı dava açma hakkı kural olarak ortadan kalkar. Bu nedenle kodun öğrenilmesinden itibaren süre takibi büyük önem taşır.

Yürütmenin durdurulması kararı ne işe yarar?

Bu karar, dava sonuçlanmadan önce kodun veya bağlı idari işlemin (giriş yasağı, sınır dışı kararı gibi) etkisini geçici olarak durdurur. Böylece dava sürerken kişi mağduriyetini bir ölçüde azaltabilir.

G-82 veya G-87 kodu vatandaşlık başvurusunu otomatik olarak reddettirir mi?

Otomatik ret anlamına gelmez, ancak güvenlik incelemesi aşamasında olumsuz değerlendirmeye yol açabilir. Kişi diğer tüm şartları taşısa bile, sistemdeki kod başvuru sürecini olumsuz etkileyebilir.

Kod hatalı ya da yanlış kişiye işlenmiş olabilir mi?

Evet, uygulamada böyle durumlarla karşılaşılabilir; kodun dayanağı olan bilgi veya belge yanlış ya da güncel değilse, bu husus idari itiraz veya dava sürecinde ileri sürülebilir. İdare, kodun dayanağını somut belgeyle ortaya koyamazsa işlem hukuka aykırı sayılır.

Aile üyelerinden birinde tahdit kodu varsa diğer aile üyeleri etkilenir mi?

Doğrudan olmasa da dolaylı etkilenme mümkündür; aile birleşimi veya ikamet başvurularında yapılan güvenlik değerlendirmesi, kod bulunan aile üyesi nedeniyle olumsuz sonuçlanabilir.

Tahdit kodu kaldırıldıktan sonra tekrar konulabilir mi?

Evet, ancak yalnızca yeni ve somut bir gerekçe varsa. Aynı gerekçeyle tekrar kod işlenmesi, idarenin takdir yetkisini kötüye kullanması anlamına gelebilir ve bu durum yeniden dava konusu yapılabilir.

Avukatsız da itiraz veya dava açılabilir mi?

Hukuken zorunlu değildir, ancak süreç genellikle gizli istihbarat bilgisi, idari usul ve kısa yasal sürelere dayandığından, alanında deneyimli bir yabancılar hukuku avukatıyla ilerlemek hak kaybını önlemek açısından önemle tavsiye edilir.

Sonuç

G-82 ve G-87 tahdit kodları, yalnızca teknik veri girişleri olarak görülemeyecek kadar ağır sonuçlar doğurabilen idari kayıtlardır. Bu kodlar çoğu zaman Türkiye’ye girişin engellenmesi, kamu güvenliği değerlendirmesi, giriş yasağı, ikamet statüsünün zayıflaması, vatandaşlık sürecinin olumsuz etkilenmesi ve bazı dosyalarda sınır dışı kararı ile bağlantılı sonuçlar doğurur.

Bu nedenle G-82 ve G-87 kodlarıyla karşılaşan kişiler açısından en doğru yaklaşım, meseleyi yalnızca “sistemde kod var mı?” sorusuyla sınırlamamak; hangi işlemin tesis edildiğini, hangi hukuki sonucun doğduğunu, hangi dava süresinin uygulanacağını ve hangi yolun en etkili başvuru yolu olduğunu birlikte değerlendirmektir. Başarılı hukuki müdahalenin ilk adımı, kodun niteliğini ve ona bağlı idari işlem zincirini doğru tespit etmektir.


DCA Hukuk & Danışmanlık olarak; G-82, G-87 ve diğer tahdit kodlarına ilişkin idareye kaldırma başvurusu, idare mahkemesinde iptal davası, ülkeye giriş yasağı kaldırma, sınır dışı kararına itiraz, idari gözetim kararına itiraz, ikamet izni reddi itirazı ve çalışma izni başvurusu konularında hukuki destek sunuyoruz.

📞 0543 674 84 09 | 📧 info@dcahukuk.com | 💬 WhatsApp: wa.me/+905436748409

Bu içerik işinize yaradıysa, güncel hukuki rehberlerimize Google yapay zekâ aramalarında anında ulaşmak için bizi öncelikli kaynağınız yapabilirsiniz — tek tıklama, 5 saniye.

DCA Hukuk'u Tercih Et →