Türkiye’de yabancılar hukuku kapsamında bir yabancı uyruklu kişi hakkında sınır dışı etme kararı verildiğinde, bu kararın uygulanabilmesi için kişinin idari gözetim altına alınması gerekebilir. İşte bu noktada devreye giren kurum, geri gönderme merkezidir. Geri gönderme merkezi, ceza infaz kurumu değildir; kişiyi cezalandırmak amacı taşımaz. Amaç, sınır dışı sürecinin düzenli, güvenli ve hukuka uygun biçimde yürütülmesini sağlamaktır. Bu ayrım, sürecin başından sonuna kadar akılda tutulması gereken en temel noktadır, çünkü idari gözetim ile tutukluluk birbirine karıştırılan ama hukuken tamamen farklı iki kavramdır.
Geri Gönderme Merkezi Kavramına Genel Bakış
Bu rehberde geri gönderme merkezinin ne olduğunu, hangi yasal dayanaklara oturduğunu, merkeze kimlerin alınabileceğini, merkezde kalan kişilerin sahip olduğu hakları, idari gözetim süresinin sınırlarını, itiraz ve dava yollarını, güncel merkez listesini ve uygulamada sıkça karşılaşılan sorunları detaylı biçimde ele alıyoruz. Amacımız, konuyla karşılaşan kişilerin veya yakınlarının sürecin her aşamasında ne yapmaları gerektiğini net biçimde anlamalarını sağlamak.
Geri Gönderme Merkezi Nedir?
Geri gönderme merkezi, hakkında sınır dışı etme kararı bulunan ve idari gözetim altında tutulması gereken yabancıların, ülkeden çıkış işlemleri tamamlanana kadar geçici olarak barındırıldığı kapalı idari tesislerdir. Bu tanım, 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun 58 inci maddesinde yer alır ve kavram Türk hukukuna ilk kez bu kanunla girmiştir.
Merkezler, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı’nın sorumluluğu altındadır. Kanun, Bakanlığın bu merkezleri doğrudan işletebileceği gibi kamu kurumları, Türkiye Kızılay Derneği veya göç alanında uzmanlığı bulunan kamu yararına dernekler ile protokol yaparak da işlettirebileceğini öngörür. Merkezlerin kuruluşu, yönetimi, devri ve denetimine ilişkin ayrıntılı usul ve esaslar ise Kabul ve Barınma Merkezleri ile Geri Gönderme Merkezlerinin Kurulması, Yönetimi, İşletilmesi, İşlettirilmesi ve Denetimi Hakkında Yönetmelik ile belirlenmiştir.
دليل قانوني شامل حول مراكز الترحيل في تركيا. حقوق المحتجزين، الاعتراض على قرار الترحيل، طرق الطعن القضائي والتدابير البديلة وفق التشريعات لعام 2026.
📎 يحتوي الدليل على 4 لغات: العربية، الفارسية، الإنجليزية، الروسية
تحميل الدليل PDFراهنمای حقوقی جامع درباره مراکز بازگردانی (اخراج) در ترکیه. حقوق بازداشتشدگان، اعتراض به تصمیم اخراج، راههای شکایت قضایی و تعهدات جایگزین بر اساس قوانین سال ۲۰۲۶.
📎 این راهنما به ۴ زبان است: عربی، فارسی، انگلیسی، روسی
دانلود راهنمای PDFA comprehensive legal guide to removal centers in Turkey. Detainee rights, objecting to deportation decisions, judicial remedies, and alternative measures under 2026 legislation.
📎 This guide includes 4 languages: Arabic, Persian, English, Russian
Download PDF GuideПодробное юридическое руководство по центрам депортации в Турции. Права задержанных, обжалование решения о депортации, судебные средства защиты и альтернативные меры согласно законодательству 2026 года.
📎 Руководство включает 4 языка: арабский, персидский, английский, русский
Скачать PDF-руководствоGeri Gönderme Merkezi ile Ceza İnfaz Kurumu Arasındaki Fark
Bu iki kurum sık sık birbirine karıştırılır, ancak aralarında köklü hukuki farklar vardır:
| Kriter | Geri Gönderme Merkezi | Ceza İnfaz Kurumu |
|---|---|---|
| Amaç | Sınır dışı sürecini güvenli şekilde yönetmek | Kesinleşmiş cezayı infaz etmek |
| Hukuki nitelik | İdari tedbir | Adli yaptırım |
| Kararı veren makam | Valilik (idari gözetim kararı) | Mahkeme (ceza mahkumiyeti) |
| Denetim mercii | Sulh ceza hakimliği | İnfaz hakimliği ve ilgili mahkemeler |
| Azami süre | Kural olarak 6 ay, istisnai hallerde 6 ay uzatma | Mahkumiyet süresine bağlı |
| Kişinin statüsü | Suçlu değil, idari gözetim altındaki yabancı | Hükümlü veya tutuklu |
Bu tablo, iki kurumu ayıran temel çizgiyi net biçimde ortaya koyar. Geri gönderme merkezine alınan kişi bir suç işlediği için değil, göç mevzuatına aykırı bir durumu bulunduğu için orada tutulur.
Kimler Geri Gönderme Merkezine Alınabilir?
Herkes idari gözetime tabi tutulmaz. Kanun, idari gözetim kararının hangi hallerde verilebileceğini sınırlı sayıda kriterle belirlemiştir. YUKK’un 57 nci maddesine göre, hakkında sınır dışı etme kararı alınan bir yabancı, aşağıdaki durumlardan birinin varlığı halinde valilik kararıyla idari gözetim altına alınabilir ve geri gönderme merkezine sevk edilebilir:
- Kaçma veya kaybolma riskinin bulunması
- Türkiye’ye giriş veya çıkış kurallarının ihlal edilmiş olması
- Sahte veya asılsız belge kullanılmış olması
- Kabul edilebilir bir mazeret olmaksızın, çıkış için tanınan süre içinde ülkeyi terk etmemiş olma
- Kamu düzeni, kamu güvenliği veya kamu sağlığı bakımından tehdit oluşturma
Bu kriterlerden hiçbiri gerçekleşmemişse, valilik idari gözetim yerine 57/A maddesinde sayılan alternatif yükümlülükleri (belirli adreste ikamet, düzenli imza verme, kefalet gibi) uygulayabilir. Bu, uygulamada sıklıkla göz ardı edilen ama itiraz dilekçelerinde mutlaka vurgulanması gereken bir husustur; çünkü idari gözetim, istisnai bir tedbirdir, otomatik bir sonuç değildir.
Temel Kavramlar: Düzensiz Göç, Sınır Dışı Kararı ve İdari Gözetim
Sürecin doğru anlaşılması için birbiriyle ilişkili ama farklı üç kavramın ayrılması gerekir.
Düzensiz göç, yabancıların yasal olmayan yollarla Türkiye’ye giriş yapmasını, ülkede kalmasını, ülkeden çıkışını veya izinsiz çalışmasını ifade eder. Uluslararası Göç Örgütü’nün terminolojisinde düzensiz göçmen, yasadışı giriş yapan, giriş koşullarını ihlal eden veya vize süresi dolduğu halde ülkede kalmaya devam eden kişi olarak tanımlanır.
Sınır dışı etme kararı, kanunda sayılan ihlal hallerinden birinin varlığı durumunda, valilik tarafından resen veya Göç İdaresi Başkanlığı’nın talimatı üzerine verilen ve yabancının menşe ülkesine, transit ülkeye veya üçüncü bir ülkeye gönderilmesini öngören idari işlemdir.
İdari gözetim ise sınır dışı kararı verilmiş bir kişinin, kaçma riski gibi belirli koşulların varlığı halinde, bu kararın uygulanabilmesini teminen geri gönderme merkezinde geçici olarak tutulmasıdır. İdari gözetim, sınır dışı kararının bir sonucu olabilir ama her sınır dışı kararı otomatik olarak idari gözetimi gerektirmez.
İdari Gözetim Süresi Ne Kadardır?
Bu, hem hukuki hem de insani açıdan sürecin en kritik noktalarından biridir. Kanun koyucu, idari gözetimin süresiz bırakılmasının önüne geçmek için katı sınırlar koymuştur:
- İdari gözetim süresi kural olarak altı ayı geçemez.
- Sınır dışı işlemlerinin, yabancının işbirliği yapmaması veya ülkesiyle ilgili doğru bilgi ya da belge sunmaması nedeniyle tamamlanamaması halinde, bu süre en fazla altı ay daha uzatılabilir. Yani teorik azami süre on iki aydır.
- İdari gözetimin devam edip etmeyeceği, valilik tarafından her ay düzenli olarak yeniden değerlendirilir. Bu değerlendirme otomatik bir formalite değildir; devamında zorunluluk görülmeyen kişiler hakkında idari gözetim derhal sonlandırılmalıdır.
- Gerek görülmesi halinde otuz günlük değerlendirme süresi beklenmeden de idari gözetim sona erdirilebilir.
- İdari gözetimin sonlandırıldığı kişilere, 57/A maddesinde sayılan alternatif yükümlülükler getirilebilir.
Uygulamada sık karşılaşılan sorun, bu aylık değerlendirmelerin kişiye veya avukatına usulüne uygun tebliğ edilmemesidir. Tebligat eksikliği, idari gözetim kararına karşı açılacak itirazlarda başlı başına bir dayanak oluşturabilir.

Geri Gönderme Merkezinde Kalan Kişilerin Hakları
Merkezde tutulan bir kişi, sadece barınma hizmeti alan pasif bir taraf değildir; kanun ve yönetmelik, kendisine bir dizi somut hak tanır. Bu hakları sekiz başlık altında toplamak mümkündür.
1. Özgürlük ve Güvenlik Hakkı
Kişinin idari gözetim süresi, yukarıda belirtilen sınırlarla korunur. Süre sınırlarının aşılması veya aylık değerlendirmelerin yapılmaması, doğrudan özgürlük ve güvenlik hakkının ihlali anlamına gelebilir ve bu durum sulh ceza hakimliği önünde ileri sürülebilir.
2. Sağlık, Beslenme ve Hijyen Hakkı
Merkezde kalan yabancının bedelini karşılayamadığı acil ve temel sağlık hizmetleri ücretsiz sunulur. Yeme, içme ve barınma hizmetleri de ücretsizdir. Temizlik ve hijyen ürünlerine erişim sağlanması, merkezin asgari yükümlülükleri arasındadır. Sağlığa erişimin engellenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihatlarında insanlık dışı muamele kapsamında değerlendirilebilecek ağırlıkta bir ihlal olarak kabul edilir.
3. Haberleşme, Avukat ve Konsolosluk Erişimi Hakkı
Yabancıya; yakınlarıyla, noterle, yasal temsilcisiyle ve avukatıyla görüşme imkanı sağlanmalıdır. Aynı şekilde, vatandaşı olduğu ülkenin konsolosluk yetkilisiyle ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği görevlisiyle görüşme hakkı da güvence altındadır. Avukatla görüşmenin engellenmesi, sürecin bütününü etkileyebilecek ciddi bir usul hatasıdır.
4. Aile Birliğinin Korunması
Ailelerin, mümkün olduğu ölçüde birlikte barındırılması esastır. Çocukların yüksek yararı, her işlemde öncelikli olarak gözetilmelidir. Çocuklar, hiçbir koşulda yetişkinlerle aynı alanda tutulamaz; eğitim ve öğretim haklarının kullanılabilmesi için Milli Eğitim Bakanlığı tarafından gerekli tedbirler alınır.
5. Bilgilendirilme ve Anlama Hakkı
Kişi hakkında verilen idari gözetim kararı, bu kararın uzatılması ve aylık değerlendirme sonuçları, gerekçesiyle birlikte kişiye, yasal temsilcisine veya avukatına, kişinin anlayabileceği bir dilde yazılı olarak tebliğ edilmelidir. Kişi, bu kararlara karşı hangi yargı yoluna başvurabileceği konusunda da bilgilendirilmek zorundadır.
6. Kırılgan Gruplara Özel Koruma
Kadınlar, erkeklerden ayrı alanlarda barındırılır. Engelli, yaşlı, hamile ve şiddet mağduru bireylerin ihtiyaçlarına uygun ek önlemler alınması gerekir. Refakatsiz çocuklar bakımından ise idari gözetim yerine, çocuğun yüksek yararına uygun alternatif çözümler (aileye teslim, sosyal hizmet kuruluşuna yönlendirme gibi) öncelikli olarak değerlendirilmelidir.
7. Ayrımcılık Yasağı
Merkezde sunulan hizmetlerde dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle herhangi bir ayrım yapılamaz. İnanç ve ibadet özgürlüğüne saygı gösterilmesi de yönetmeliğin açıkça düzenlediği bir ilkedir.
8. Yargı Denetimi ve Tahliye Talep Etme Hakkı
Belki de en önemli hak budur: kişi, idari gözetim kararının her aşamasında, koşulların ortadan kalktığı veya değiştiği gerekçesiyle sulh ceza hakimliğine başvurarak tahliye talep edebilir. Bu başvuru, tek seferlik bir hak değildir; koşullar değiştikçe tekrar tekrar kullanılabilir.
Sınır Dışı Kararına Karşı İtiraz: İdare Mahkemesi Yolu
Sınır dışı kararına karşı itiraz süreci, kişiye, yasal temsilcisine veya avukatına gerekçesiyle birlikte tebliğ edilmesiyle başlar. Bu karara karşı, tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde idare mahkemesine dava açılabilir. Bu süre hak düşürücü niteliktedir; sürenin kaçırılması, kararın kesinleşmesi ve uygulanabilir hale gelmesi anlamına gelir. Bu nedenle tebligatın alındığı andan itibaren vakit kaybetmeden hukuki destek alınması büyük önem taşır.
İdari Gözetim Kararına Karşı İtiraz: Sulh Ceza Hakimliği Yolu
Sınır dışı kararına karşı açılan idare mahkemesi davası ile idari gözetim kararına itiraz, birbirinden bağımsız iki farklı hukuki yoldur ve genellikle birlikte değerlendirilmesi gerekir. İdari gözetim altına alınan kişi veya avukatı, bu karara karşı sulh ceza hakimliğine başvurabilir. Bu başvurunun bazı önemli özellikleri şunlardır:
- Başvuru, idari gözetimin devamını durdurmaz; yani itiraz sırasında kişi merkezde kalmaya devam edebilir.
- Sulh ceza hakiminin verdiği karar kesindir, yani bir üst mahkemeye temyiz edilemez.
- Koşulların ortadan kalktığı veya değiştiği iddiasıyla, aynı kişi tarafından tekrar tekrar sulh ceza hakimliğine başvurulabilir.
Bu iki yolun (idare mahkemesi ve sulh ceza hakimliği) doğru ve zamanında kullanılması, sürecin sonucunu doğrudan etkileyen en kritik adımdır.

Zorla Geri Gönderme Yasağı (Non Refoulement İlkesi)
Uluslararası hukukun en köklü koruma mekanizmalarından biri olan bu ilke, bir kişinin işkence, insanlık dışı muamele veya ölüm cezası riski bulunan bir ülkeye geri gönderilmesini yasaklar. 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesi’nin 33 üncü maddesi, hiçbir devletin bir kişiyi ırkı, dini, tabiiyeti, belirli bir sosyal gruba mensubiyeti veya siyasi görüşleri nedeniyle hayatı ya da özgürlüğü tehdit altında olacak bir ülkeye göndermeyeceğini hükme bağlar.
Türk hukukunda bu ilke, YUKK’un 4 üncü maddesinde daha da güçlendirilmiş biçimde yer alır. Kanun, uluslararası sözleşmenin aksine, bu yasağa hiçbir istisna tanımamıştır; yani Türk hukukundaki koruma, Cenevre Sözleşmesi’nden daha geniş kapsamlıdır. Aynı ilke, İşkenceye Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 3 üncü maddesinde de yer alır ve taraf devletlere, işkence riski bulunan ülkelere kişi göndermeme yükümlülüğü yükler.
Uygulamada Sıkça Karşılaşılan Sorunlar
Yıllar içinde bu alanda gözlemlenen ve hukuki destek ihtiyacını artıran bazı tekrarlayan sorunlar şunlardır:
- Aylık idari gözetim değerlendirmelerinin usulüne uygun şekilde kişiye veya avukatına tebliğ edilmemesi
- Tercüman desteğinin yetersiz kalması nedeniyle kişinin haklarını tam olarak anlayamaması
- Avukatla görüşme taleplerinin gecikmeli karşılanması
- Refakatsiz çocuklar için alternatif tedbirlerin zamanında değerlendirilmemesi
- Sınır dışı kararına karşı yedi günlük dava açma süresinin, tebligattaki belirsizlikler nedeniyle kaçırılması
Bu sorunların her biri, ayrı bir hukuki başvuru konusu olabilir ve sürecin erken aşamasında fark edilmesi, kişinin haklarının korunması açısından belirleyicidir.
Geri Gönderme Merkezi Sürecinde En Sık Yapılan 5 Hata
Sürecin karmaşıklığı, kişilerin veya yakınlarının bazı kritik adımları gözden kaçırmasına yol açabiliyor. İşte pratikte en sık karşılaşılan beş hata.
Hata 1: Gönüllü geri dönüş formunu okumadan veya tam anlamadan imzalamak. Gönüllü geri dönüş, kişinin kendi rızasıyla ülkesine dönmesini sağlayan bir seçenektir ve bazı durumlarda avantajlı olabilir. Ancak formun içeriği, imzanın hangi haklardan feragat anlamına geldiği ve sonrasında Türkiye’ye giriş yasağı doğup doğmayacağı tam olarak anlaşılmadan imzalanmamalıdır. Formu imzalamadan önce tercüman desteğiyle içeriğin satır satır anlaşılması ve mümkünse bir avukata danışılması gerekir.
Hata 2: Yedi günlük dava açma süresini son güne bırakmak. Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesine başvuru süresi yedi gündür ve bu süre hak düşürücüdür. Dilekçe hazırlığı, gerekçelerin toplanması ve mahkemeye sunum işlemleri zaman alabildiğinden, tebligatı aldığınız andan itibaren hukuki destek aramak, süreyi son güne bırakmaktan çok daha güvenlidir.
Hata 3: İdari gözetim itirazı ile sınır dışı davasını birbirine karıştırmak. Bunlar iki ayrı hukuki yoldur. Sınır dışı kararına karşı idare mahkemesine dava açılır; idari gözetim kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine itiraz edilir. Sadece birini yapıp diğerini ihmal etmek, kişinin haklarından birinin korunmasız kalmasına yol açabilir. İkisinin de gerektiğinde birlikte yürütülmesi gerekir.
Hata 4: Uluslararası koruma başvurusu hakkını kullanmayı unutmak veya geciktirmek. Kişi, ülkesinde zulüm, işkence veya ciddi zarar görme riskiyle karşı karşıyaysa, uluslararası koruma başvurusunda bulunma hakkına sahiptir ve bu başvuru, sınır dışı sürecini doğrudan etkileyebilir. Bu hakkın var olduğunu bilmemek veya başvuruyu geciktirmek, geri dönülmez sonuçlara yol açabilecek en ciddi hatalardan biridir.
Hata 5: Avukatla görüşme talebini yazılı olarak takip etmemek. Avukatla görüşme bir haktır, ancak uygulamada talep sözlü kaldığında kaybolabiliyor veya gecikebiliyor. Görüşme talebinin, mümkünse yazılı olarak iletilmesi ve bir kopyasının saklanması, hem sürecin takibini kolaylaştırır hem de olası bir hak ihlali iddiasında somut dayanak oluşturur.
Geri Gönderme Merkezlerinde Uygulamada Karşılaşılan ve Mevzuatta Ayrıntılı Düzenlenmeyen Bazı Durumlar
Kanun ve yönetmelik, geri gönderme merkezlerindeki temel hakları ve süreçleri net biçimde çizmiştir. Ancak sahadaki uygulamada, mevzuatın doğrudan cevap vermediği veya idarenin takdirine bırakılan bazı pratik durumlarla da karşılaşılabilmektedir. Bunları, kesin bir hukuki iddia olarak değil, sürece hazırlıklı olmanız için bilinmesi faydalı gözlemler olarak aktarıyoruz:
- Tercüman erişiminin dil çeşitliliğine göre değişkenlik gösterebilmesi. Yaygın konuşulan dillerde tercüman bulmak genellikle daha hızlı olurken, az konuşulan dillerde bu süreç uzayabilir. Bu durum, kararların tam olarak anlaşılmasını geciktirebileceğinden, mümkünse kendi dilinizde veya iyi bildiğiniz bir dilde yazılı bilgi talep etmekte fayda vardır.
- Merkezler arası nakillerin önceden haber verilmeden yapılabilmesi. Kapasite veya idari gerekçelerle kişi bir merkezden başka bir merkeze nakledilebilir. Bu durum mevzuatta ayrıntılı bir bildirim prosedürüne bağlanmadığından, avukatın veya yakınların merkezle düzenli iletişim halinde olması, olası bir nakli zamanında öğrenebilmek açısından önemlidir.
- Gönüllü geri dönüş ile idari gözetim arasındaki tercihin bazen aynı görüşmede sunulması. Kişiye çok kısa sürede karar vermesi gerektiği izlenimi verilebilecek durumlar yaşanabilir. Ancak kişinin bu konuda düşünme süresi talep etme ve avukatına danışma hakkı bulunduğu unutulmamalıdır.
- İtiraz dilekçelerinin hazırlanmasında pratik zorluklar. Merkez içinden dışarıyla yazışma ve belge gönderme süreçleri, dışarıdaki bir ofise kıyasla daha fazla zaman alabilir. Bu nedenle, dışarıdaki bir avukatla erken temas kurulması, dilekçe ve belge akışının hızlandırılması açısından önemli bir pratik fark yaratır.
Bu maddelerin hiçbiri, geri gönderme merkezlerinin genel işleyişinin hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez; sistemin büyük ölçekte ve farklı koşullarda işletilmesinden kaynaklanan pratik farklılıklardır. Ancak bu farklılıkların bilinmesi, sürece giren kişinin veya yakınının daha hazırlıklı olmasını sağlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Geri gönderme merkezi bir cezaevi midir?
Hayır. Geri gönderme merkezi idari bir tesistir, ceza infaz kurumu değildir. Kişi bir suçtan dolayı değil, göç mevzuatına aykırı bir idari durum nedeniyle burada tutulur.
İdari gözetim kararına karşı kaç kez itiraz edilebilir?
Koşulların değiştiği veya ortadan kalktığı her durumda, sulh ceza hakimliğine yeniden başvuru yapılabilir; başvuru sayısında kanuni bir sınır yoktur.
Sınır dışı kararına itiraz süresi kaçırılırsa ne olur?
Yedi günlük süre kaçırılırsa karar kesinleşir ve uygulanabilir hale gelir. Bu durumda hukuki yollar önemli ölçüde daralır; yine de bazı hallerde deport kararının kaldırılması için ayrı bir hukuki yol değerlendirilebilir, bu nedenle süreye azami dikkat gösterilmelidir.
Geri gönderme merkezinde aileler birlikte mi kalır?
Mevzuat, aile birliğinin korunmasını esas alır; mümkün olduğunca aileler birlikte barındırılır ve çocukların yüksek yararı önceliklidir.
Devlet, avukat tutacak gücü olmayan kişiye avukat sağlar mı?
Evet. Avukatlık ücretini karşılayacak mali gücü bulunmayan kişilere, talepleri halinde adli yardım kapsamında avukat atanabilir.
Türkiye’deki Geri Gönderme Merkezleri: Güncel Adres ve Telefon Bilgileri
Türkiye genelinde otuzun üzerinde geri gönderme merkezi bulunmaktadır. Aşağıdaki liste, Göç İdaresi Başkanlığı’nın resmi web sitesinde yayımlanan güncel iletişim bilgilerine dayanmaktadır. Bir yakınınızın hangi merkeze sevk edildiğini öğrendikten sonra, doğru merkezle iletişime geçmek ve avukatınızın görüşme talebini zamanında iletmek, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından önemlidir.
| Merkez | Telefon | Adres |
|---|---|---|
| Adana | 0322 346 35 61 | Dağcı Mahallesi, 5909 Cadde, 110. Sokak No: 41 Sarıçam/ADANA |
| Ağrı | 0472 215 33 25 | Aşkale Köyü, No:238 Merkez/AĞRI |
| Ankara | 0312 439 40 40 | Yeşiltepe Mahallesi Çankırı Bulvarı No:395 Akyurt/ANKARA |
| Antalya | 0242 237 95 80 | Altınkale Mah. Nazım Hikmet Cad. No:90 Döşemealtı/ANTALYA |
| Aydın | 0256 211 63 73 | Çeştepe Beldesi İnönü Mahallesi Efeler/AYDIN |
| Balıkesir | 0266 727 18 18 | Edincik Mahallesi, Yortan Deresi Caddesi, No:68 (Çanakkale Yolu 12. km) Bandırma/BALIKESİR |
| Bayburt | 0458 222 10 03 | Yolaltı Köyü, Kayışkıran Sanayi Sitesi, No:256/1 Merkez/BAYBURT |
| Bursa | 0224 361 05 07 | Veysel Karani Mahallesi Sevgi Caddesi No:2/1 Osmangazi/BURSA |
| Çanakkale | 0286 712 34 00 | Hamdibey Mahallesi İnönü Caddesi Malazgirt Sokak No:1 Ayvacık/ÇANAKKALE |
| Çankırı | 0376 213 05 49 | Abdülhalik Renda Mahallesi, Ankara Caddesi No:363 Merkez/ÇANKIRI |
| Edirne | 0284 224 10 12 | Yeni İmaret Mahallesi 2. Beyazıt Caddesi Sarayiçi/EDİRNE |
| Erzurum 1 | 0442 415 25 50 | İstasyon Mahallesi, Tugay Caddesi No:96 Aşkale/ERZURUM |
| Erzurum 2 | 0442 215 47 02 | İstasyon Mahallesi, Tugay Caddesi No:98 Aşkale/ERZURUM |
| Gaziantep | 0342 571 38 00 | Güllük Mahallesi, Direkli Yolu, Füme Evleri No:11 Oğuzeli/GAZİANTEP |
| Iğdır (Geçici) | 0476 227 70 40 | Aşağı Erhacı Köyü, No:728 Merkez/IĞDIR |
| Binkılıç Geri Gönderme Merkezi | 0212 499 40 00 | Eski Kırklareli Yolu, Menekşe Sokak, Binkılıç Çatalca/İSTANBUL |
| İstanbul Çatalca | 0212 499 40 00 | Kaleiçi Mahallesi (103 Ada 47 Parsel) Hanice Caddesi No:23 Çatalca/İnceğiz/İSTANBUL |
| İstanbul Tuzla | 0212 499 40 00 | Akfırat Mah. Süleymaniye Bulvarı 140. Cadde No:65 Tuzla/İSTANBUL |
| İstanbul Arnavutköy | 0212 499 40 00 | Hastane Mahallesi, Ayasofya Caddesi No:109 Hadımköy/Arnavutköy/İSTANBUL |
| İzmir | 0232 402 44 62 | Cumhuriyet Mahallesi, Harmandalı Mevkii, 9685. Sokak No:2 Çiğli/İZMİR |
| Kayseri | 0352 220 01 57 | Sivas Yolu 25. km, Gömeç Mevkii, Kocasinan/KAYSERİ |
| Kırklareli | 0288 212 00 72 | Kazımdirik Mahallesi, Edirne Caddesi No:51 Pehlivanköy/KIRKLARELİ |
| Kocaeli | 0262 329 41 80 | Ayazma Mahallesi, 17 Ağustos Bulvarı, Gündoğdu Semti, No:126/1 İzmit/KOCAELİ |
| Kütahya | 0272 225 17 79 | İnköy Mahallesi, Göçeri Sokak No:6 Merkez/KÜTAHYA |
| Malatya 1 | 0422 322 33 32 | Fatih Mahallesi, Türkmen Sokak, Ankara Asfaltı 16. km. Yeşilyurt/MALATYA |
| Malatya 2 | 0422 322 33 32 | Fatih Mahallesi, Türkmen Sokak No:57/1 Yeşilyurt/MALATYA |
| Muğla | 0252 242 13 13 | Alpaslan Mahallesi Gökalp Gündüz Caddesi No:78 Ula/MUĞLA |
| Niğde | 0388 213 10 64 | Sıra Söğütler Mahallesi Pınarbaşı Caddesi, 43. Sokak No:45 Bor/NİĞDE |
| Şanlıurfa | 0414 313 86 58 | Büyükhan Mahallesi, 156 Ada, 1 Parsel (Eski Havaalanı Arsası) Eyyübiye/ŞANLIURFA |
| Van Kurubaş | 0432 223 33 35 | Kurubaş Mahallesi Hakkari Yolu Üzeri 7. km Tekstil Kent Yanı Edremit/VAN |
Not: Bazı merkezlerde çağrı, o ilin İl Göç İdaresi Müdürlüğü hattına yönlendirilebilir. Adres ve telefon bilgileri zaman zaman güncellenebildiğinden, önemli bir görüşme veya ziyaret öncesinde Göç İdaresi Başkanlığı’nın resmi internet sitesinden teyit edilmesi önerilir.
Sonuç
Geri gönderme merkezi süreci, kişinin özgürlüğünü doğrudan ilgilendiren, birçok farklı hukuki yolun (idare mahkemesi, sulh ceza hakimliği, uluslararası koruma başvurusu) aynı anda değerlendirilmesini gerektiren karmaşık bir alandır. Sürecin her aşamasında, tebligatların doğru yapılıp yapılmadığından itiraz sürelerine, idari gözetimin gerçekten gerekli olup olmadığından kişinin uluslararası korumaya ihtiyacı bulunup bulunmadığına kadar pek çok detay, sonucu doğrudan etkiler. Bu nedenle, geri gönderme merkezine sevk edilen bir kişinin veya yakınının, süreç başlar başlamaz bir avukata danışarak hukuki destek alması, hem hakların korunması hem de sürecin adil işlemesi açısından büyük önem taşır.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır ve somut olaylara göre hukuki durum değişebilir. Güncel mevzuat ve size özgü koşullar için bir avukata danışmanızı öneririz.
